-
GENEL MÜDÜRLÜK
- GÖREV
-
BASINDA BİZ
GENEL MÜDÜRLÜK
BASINDA BİZ
Haberler H
Güncel, kültürel, basın ve video haberlerini takip edebilirsiniz.
Duyurular D
Uygulamalar
Sık Sorulan Sorular S
Yönetmeliğin bu maddedeki kastı “mücavir alan dışında kalan toplam inşaat alanı bin metrekare altındaki” binalardır.
“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” kapsamında binanın bazı bağımsız bölümlerinin ticari bazılarınınsa konut amaçlı kullanılacak olması nedeniyle kullanım saatlerinin ve amaçlarının birbiriyle örtüşmemesi durumu öngörülmemiştir. İlgili idarelere bu yönde gelen ısıtma sisteminin değişikliği ile ilgili taleplerin olumlu cevaplandırılmaması gerekmektedir.
Yönetmeliğin 8inci maddesinin birinci fıkrasında: “Merkezî ısıtma sistemlerinde toplam ısıtma giderlerinin % 70’i bağımsız bölümlerin ölçülen ısı tüketimlerine göre paylaştırılır. Toplam ısıtma giderlerinin % 30’u ortak kullanım mahalleri, sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri olarak bağımsız bölümlerin kullanım alanlarına göre paylaştırılır.” denilmektedir. İşletme giderleri aynı maddenin üçüncü fıkrasında verilen formülasyondaki “M : Binanın toplam ısı tüketim tutarı (TL)” değerine eklenmesi gereken bir bedeldir. İşletme giderleri genel olarak ısıtmadan kaynaklı giderleri ifade eden bir terim olarak düşünülmelidir. Bu itibarla; ısıtma sisteminin bakımı ve küçük çaplı onarımları, ayrı olarak ölçülebiliyor ise ısıtma sistemi su ve elektrik bedelleri, cihazların ölçüm, ayar giderleri türünden gideler bu kapsamda değerlendirilebilir. Kazan değişimi, büyük çaplı onarımlar, personel giderleri, aidat türünden giderlerin ise işletme gideri olarak değerlendirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Isı ölçer, ısı sayacı olarak adlandırılan ısı ölçüm ekipmanları merkezi veya bölgesel sistemle ısıtılan binalarda ısının bağımsız bölümlerce tüketildiği kadar paylaştırılmasını sağlayan bir sistemdir. Bu sistemde bağımsız bölümler takılan ekipmanlar sayesinde ferdi sistemden farklı olarak ortam sıcaklığını 150C’nin altına indiremezler. Bağımsız bölüm kullanıcıları istedikleri ortam sıcaklığını termostattık vana üzerinde ayarlayarak bu sıcaklık değerinde konutlarını ısıtırlar. Ülkemizin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal etmesi, herkesin arsa payı bazında yakıt tüketimine katıldığı ortamda suiistimallerin çok sık yaşanıyor olması ve etkin bir yalıtımla beraber enerji tüketiminde %35 mertebelerinde tasarrufun sağlanabiliyor olması ısı ölçer sistemlerinin kullanılmasını zorunlu kılmıştır.
5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” ne Bakanlığımıza ne de ilgili idarelere bu sistemlerin kurulup kurulmadığına dair denetim yapma, idari yaptırım uygulama gibi bir yetki vermemiştir. Dolayısı ile bu sistemlerin kurulmamasından dolayı mağdur olduğunu düşünen bir kat maliki veya onun katından kira akdine oturma hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı surette faydalanan kişiler şikâyetlerini sadece mahkeme kanalını kullanarak yapabilirler.
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nin 2nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Sanayi alanlarında üretim faaliyetleri yürütülen binalar, planlanan kullanım süresi iki yıldan az olan binalar, toplam kullanım alanı elli metrekarenin altında olan binalar, seralar, atölyeler ve münferitolarak inşa edilen ve ısıtılmasına ve soğutulmasına gerek duyulmayan depo, cephanelik, ardiye, ahır, ağıl gibi binalar bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.” ifadesinde münferit olarak inşa edilen ibaresinin olması sebebiyle konutlar ile işyerleri arasında yeterli yalıtım koşullarının sağlanmış olsa dahi bahsedilen depo türü bölümlerin yönetmelik dışı kalması mümkün değildir. Zaten yönetmeliğin 9uncu maddesinin beşinci fıkrasında “Binanın bağımsız bölümleri arasındaki duvar, taban ve tavan gibi yapı elemanlarında, R direnci en az 0,80 m2 K/W olacak şekilde yalıtım uygulanır.” denmekte olup ısı yalıtımı ile ilgili olarak alınması gereken tedbir belirtilmektedir.
634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 42nci maddesi gereğince değişim sadece kat maliklerinin oy birliği kararı üzerine yapılabilmektedir. Kat maliki olabilmenin şartı kat mülkiyetinin kurulmuş olması, kat mülkiyetine geçişin şartı da yapı kullanma izin belgesine sahip olmaktır. Yapı kullanma izin belgesine sahip bir bina da projesine göre yapılmış anlamı taşımaktadır. Dolayısıyla proje aşamasında, kat malikliği henüz oluşmadan bu tür değişimleri yapmak mümkün değildir.
Ölçüm ekipmanları RF 868 frekansında çalışmaktadır. İnsan sağlığı ile ilgili olarak kıyas edilebilecek ölçü SAR (Specific Absorbation Rate) radyo dalgalarının veya elektromanyetik enerjinin vücut tarafından emilme hızıdır. AB normlarına göre radyo frekansları için belirlenmiş maksimum SAR değeri 4 W/kg sınırının altında olmalıdır. Ölçüm sırasında kullanılan telsiz sistemine ait SAR değerinin genelde 0,000028 W/kg mertebelerinde olduğu bilinmektedir.
Yönetmelik gereğince mevcut ve yeni binalar birbirinden farklı yükümlülüklere sahip olmuşlardır. Yönetmeliğin 27nci maddesinin beşinci fıkrası: “(Ek:RG-1/4/2010-27539) BEP-TR yöntemine göre enerji kimlik belgesi alacak olan yeni binalar D sınıfı ve daha fazla enerji tüketimine ve CO2 salımına sahip olamaz.” demektedir. Yeni binalar minimum C sınıfı Enerji Kimlik Belgesine sahip olması gerekirken mevcut binalar A~G aralığında herhangi bir enerji sınıfına sahip Enerji Kimlik Belgesine sahip olabilirler.
Binalarda ısı yalıtımı yapılması ile ilgili yönetmelikler sırası ile 08.05.2000 tarih ve 24043 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği”, 09.10.2008 tarih ve 27019 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği” ve son olarak 05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği”dir. Binalarda ısı yalıtımı yapılmasına dair zorunluluk 08.05.2000 tarihli “Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği” ile başlamış olup 14.06.2000 tarihine kadar inşaat ruhsatı alınmış özel binalarda ısı yalıtımı yapılmasına dair bir zorunluluk bulunmamakta idi. Binaların inşaat ruhsatı alınma tarihlerinde hangi yönetmeliğin yürürlükte olduğu dikkate alınarak binaların ısı yalıtımı veya enerji performansı yönünden durumu değerlendirilebilir.
Asgari ısınma gideri terimi ile ısıtma sisteminin rejim sıcaklığına çıkması için ihtiyaç duyulan ön ısınma giderinin anlaşılması gerekmekte olup, her bir bağımsız bölümün sağlaması gereken 150C ısınma şartı için harcanan enerji gideri ile asgari ısınma gideri için harcanan enerji giderleri aynı kalem içerisinde yer almamakta ve ödemede de mükerrerlik oluşturmamaktadır.
Islak hacimler genelde bağımsız bölümünün çekirdek kısmında olmaları sebebiyle ısıtmaya fazla ihtiyaç duymayabilirler. Ancak yönetmelik gereğince bağımsız bölümün tüm mahallerine ısı ölçer takılmalıdır. Aksi takdirde tam adil bir paylaşımın oluşamayacağı durumlar ortaya çıkabilir.
Zorunlu olan husus mantolama yaptırmak değil 02.05.2017 tarihi itibarıyla mevcut-yeni tüm binaların enerji kimlik belgelerini almış olmalarıdır. Mantolama tabir edilen dış cephe ısı yalıtımı uygulaması yanlış bir anlayışla enerji performansının gerek yeter şartı olarak algılanmaktadır. Yeni binalar zaten yönetmeliğin izin verdiği asgari enerji performans kriterinden daha düşük standartta inşa edilememektedir. Mevcut binaların enerji performansını artırma zorunluluğu yoktur.
Sistemin doğru çalışması için kolektörlere müdahale edilerek radyatörlere giden sıcak suyun kesilmesine engel olunmalıdır. Eğer bu mümkün değilse kolektörler sadece yetkili kişilerin erişimine imkân verebilecek şekilde bir kutu sisteminin içerisine alınarak mühür, kilit vb. sistemlerle kapatılabilir.
Mevcut binalar 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” Geçici 6ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince 02.05.2017 tarihine kadar, yeni binalar ise yönetmeliğin Geçici 4üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 01.01.2011 tarihinden itibaren Enerji Kimlik Belgesi almak zorundadır. Mevcut binalar için Enerji Kimlik Belgesi düzenleme yetkisi yetkilendirilmesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan Enerji Verimliliği Danışmanlık şirketlerinin sorumluluğundadır. Yeni binalar için bu belge Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarınca hazırlanmakta olup yapı kullanma izin belgesi aşamasında ilgili idarelerce istendiğinden yeni bina sahibi vatandaşlarımızın yapması gereken ekstra bir işlem bulunmamaktadır.
5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” ısı sayacı, ısı ölçer uygulamaları için yakıt cinsi, bina yaşı, metrekare sınırlaması getirmemiştir. Dolayısı ile merkezi veya bölgesel sistemle ısıtılan ve birden fazla bağımsız bölüme sahip olan tüm binalar kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine tabidir. Ancak katı yakıt kullanılan merkezi ısıtma sistemli binalarda, can ve mal güvenliği açısından ısıtma tesisatında imar ve kat mülkiyeti mevzuatına uygun olarak tadilat ruhsatı alınarak gerekli değişiklikler yapıldıktan ve yapı kullanma izni alındıktan sonra ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanları tesis edilmelidir. İki bin metrekare konusu 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu” ve “Binalarda Enerji Performansı” yönetmeliğinde geçmekte olup kanunda merkezi ısıtma sisteminden bireysel ısıtma sistemine geçiş ve yönetmelikte de yeni yapılacak binalarda merkezi ısıtma sistemi olarak projelendirilmesi gereken binalar için eşik değeri işaret etmektedir. Gider paylaşımının düzenlenmesi ile ilgili bir husus değildir.
Eğer bu parsel içerisindeki bloklar ayrı ayrı yapı ruhsatı alacaksa her biri münferit olarak, eğer tek bir yapı ruhsatı alacaksa tamamı bir arada değerlendirilmelidir. Yönetmeliğe göre değerlendirmeler yapı ruhsatı üzerinden yapılabilmektedir.
Asgari ısınma gideri terimi ile ısıtma sisteminin rejim sıcaklığına çıkması için ihtiyaç duyulan ön ısınma giderinin anlaşılması gerekmekte olup, her bir bağımsız bölümün sağlaması gereken 150C ısınma şartı için harcanan enerji gideri ile asgari ısınma gideri için harcanan enerji giderleri aynı kalem içerisinde yer almamakta ve ödemede de mükerrerlik oluşturmamaktadır.
Bu durumda montaj yapılırken bu kimselerin rıza göstermediğine dair bir tutanak tutularak binanın bağlı bulunduğu Sulh Mahkemesi’ne başvurulmalı, 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 33üncü maddesine istinaden hâkim müdahalesi talep edilmelidir.
Isı ölçüm ekipmanlarının tesisi 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu” gereğince değil 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” gereğince olmaktadır. 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” binalar için sınıflandırma veya muafiyet getirmemiştir. Dolayısıyla ısı ölçüm ekipmanları tesis edilmeli ve ilgili yönetmelik gereğince de paylaşım yapılmalıdır.
Yeni bina ve mevcut bina tanımları için milat olarak referans alınabilecek tarihler “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” uygulamaları , “Enerji Kimlik Belgesi” uygulaması ve 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” 7.1.c maddesi için farklılıklar göstermektedir. “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” uygulamaları için bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih olan 05.12.2009 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan binalar yeni bina, öncesinde yapı ruhsatı alan binalar mevcut bina olarak değerlendirilir. “Enerji Kimlik Belgesi” uygulaması için -Yönetmeliğin Geçici 4üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince- 01.01.2011 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan binalar yeni bina, bu tarihten önce yapı ruhsatı alan binalar mevcut bina olarak değerlendirilmelidir. 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” 7.1.c maddesi için yani ısı ölçüm ekipmanlarının proje aşamasında tasarlanarak inşaat aşamasında monte edilmesi için bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 02.05.2007 tarihinden sonra yapı ruhsatı alan binalar yeni bina, öncesinde yapı ruhsatı alan binalar mevcut bina olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla her bir kanun ve yönetmelik ve hatta yönetmelik içi uygulamalar için işaret edilen mevcut bina ve yeni bina tanımlarındaki tarihler aynı günü işaret etmemektedir.
02.05.2007 tarih ve 26510 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” 7nci maddesinin birinci fıkrasının c bendinde “Merkezî ısıtma sistemine sahip binalarda, merkezî veya lokal ısı veya sıcaklık kontrol cihazları ile ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemler kullanılır. Buna aykırı olarak hazırlanan projeler ilgili mercilerce onaylanmaz.” denilmiş olup 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 42nci maddesinin değişik dördüncü fıkrasında da (18/4/2007-5627/16 md.) “.....Merkezi ısıtma sistemlerinde ısınma giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.” denilerek mezkur kanunun bu hükmü gereğince mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından hazırlanan 14.04.2008 tarih ve 26847 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmeliğin Geçici 1inci maddesinde de ifade edildiği üzere 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” 7nci maddesinin birinci fıkrasının c bendi ve Geçici 6ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince 02.05.2012 tarihi itibari ile merkezi sistemle ısıtılan ve birden fazla bağımsız bölüme sahip tüm binaların kanun hükümlerine tabi olması, daha özel bir ifade ile ısı ölçüm ekipmanlarının binalarda kullanılmaya başlanmış olması yasal bir zorunluluktur.
Binada cephe, mekanik ve elektrik tesisatı gibi enerji tüketimini etkileyen konularla ilgili toplam tadilat maliyetinin, binanın emlak vergisine esas değerinin %25’ini aştığı tadilatlar yönetmelikte önemli tadilat olarak tanımlanmış olup yönetmeliğin 5inci maddesinin (Değişik: RG-1/4/2010-27539) birinci fıkrasında “Yeni bina tasarımında, mevcut binaların proje değişikliği gerektiren önemli tadilat projelerinde, mekanik ve elektrik tesisat değişikliklerinde binanın özelliklerine göre bu Yönetmelikte öngörülen esaslar göz önüne alınır.” denmektedir. Önemli tadilat geçiren binalar özelliklerine göre yönetmelik hükümlerini sağlamalıdır. Önemli tadilat geçiren mevcut bina yeni bina özelliği kazanmayacağı için yeni binalar için yönetmelikte öngörülen ısıtma sistemi merkezi olmalıdır şartını sağlaması gerekmemektedir.
Kentsel dönüşüm kapsamına alınan ve dönüşüm kapsamında binanın yıkımı veya tadilatı gibi bir tasarrufun söz konusu olduğu yapılarda 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı “Belediye Kanunu’nun” 73üncü maddesi gereği kentsel dönüşüm kapsamında gerekli görülen işlem tamamlanıncaya kadar 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” kapsamında herhangi bir işlem tahsis edilemez.
Toplam yapı inşaat alanı, bir parselde bulunan bütün yapıların yapı inşaat alanlarının toplamını ifade etmektedir. (Yapı Ruhsatının 64 numaralı bölümünde belirtilmektedir.
Gerek 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nda” gerekse de “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik’te” ısı sayacı veya ısı ölçerlerin hangi şartlarda kullanılacağı ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Hangi cihazın kullanılacağı ile ilgili karar yeni binalar için mekanik tesisat proje müellifince, mevcut binalar içinse binanın özelliklerine göre montaj yapacak olan ve firma ve bina yönetimince verilmelidir.
Kullanım alanı terimi gerek belediyelerin meclis kararı ile yayımladığı yönetmeliklerde, gerekse de “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’nde” yer alan; genel olarak bağımsız bölüm içerisindeki duvarlar arasında kalan temiz alanı ifade eden, detaya inildiğinde binanın inşa edilen ve kullanılabilen tüm bölümlerinin; duvarlar, kolonlar, ışıklıklar, giriş holleri, açık çıkmalar, hava bacaları, saçaklar, tesisat galerileri ve katları, ticari amaçlı olmayan ve binanın kendi ihtiyacı için otopark olarak kullanılan bölüm ve katlar, yangın merdivenleri, asansörler, tabii zemin terasları, kalorifer dairesi, kömürlük, sığınak, su deposu ve hidrofor dairesi çıktıktan sonraki alanını ifade eden bir tanımdır. Yönetmeliğin 7nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Ortak kullanım mahallerinden, sistem kayıplarından ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri, bağımsız bölüm kullanıcılarına kapalı kullanım alanları oranında paylaştırılır.” ifadesindeki kapalı kullanım alanı terimi ile de yukarıdaki tanım çerçevesinde bağımsız bölümün -ve varsa imar mevzuatına uygun olarak yapılmış eklentilerinin- çevrelediği alan başına düşen kapalı, ısıtılan mahal alanı anlaşılmalıdır.
Yönetmelikte bunu engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Özellikle sıcak iklim bölgesindeki binalar bu şekilde projelendirilebilir.
Yönetmeliğin 4üncü maddesinin birinci fıkrasının j bendinde: “ (Değişik: RG-1/4/2010-27539) Enerji kimlik belgesi vermeye yetkili kuruluşlar: Yeni tasarlanan binalar için; binanın tasarımında görev alan yetkili mimar ve mühendisleri, mevcut binalar için enerji verimliliği danışmanlık şirketlerini,” tanımı ile Enerji Kimlik Belgesi düzenleme yetkisine haiz olan meslek disiplinleri işaret edilmiştir. Aynı yönetmeliğin 26/A maddesinin (Ek: RG-1/4/2010-27539) üçüncü fıkrasında (Değişik: RG-19/2/2011-27851) “Enerji kimlik belgesi düzenlemek üzere yetki belgesi almış olan ve meslek odalarından alınmış Serbest Müşavir Mühendis belgesine sahip bulunan mühendisler veya mimarlar veyahut bünyesinde bu vasıflara haiz mühendis veya mimar bulunduran tüzel kişiler, yeni yapılacak olan binalara Enerji Kimlik Belgesi Vermeye Yetkili Kuruluş sayılır.” denerek yeni yapılacak binalar için kimlerin Enerji Kimlik Belgesi düzenleyebileceği belirtilmiştir. Dördüncü maddeden her ne kadar sanki o projeyi tanzim eden müelliflerden birisinin bu belgeyi düzenlemesi gerektiği anlamı çıkıyor ise de aslında durum böyle değildir. SMM veya SİM olarak çalışan projecilerin Enerji Kimlik Belgesi uzmanı olmak gibi bir zorunlulukları yoktur. Dolayısı ile bir bina projesinin müelliflerinden hiçbirisi Enerji Kimlik Belgesi uzmanı olmayabilir. Eğer Enerji Kimlik Belgesi sadece bu müellifler marifetiyle üretilebilecek olsaydı bu durumdaki bir bina bu belgeyi alamazdı. Bu yüzden o bina için proje müelliflerinden birinin Enerji Kimlik Belgesi düzenlemesi gibi bir zorunluluk bulunmamakta olup 26/A maddesinde ifade edilen niteliklere haiz kişilerden herhangi biri de bu belgeyi düzenleyebilir.
Yönetim kurullarının her ne çoğunlukla olursa olsun alacağı hiçbir karar kanuna muhalefet teşkil edemez. Isı ölçüm ekipmanlarının tesisi yasal bir zorunluluk olduğundan yönetimlerin gerek oy birliği gerekse oy çokluğu ile aldığı bu yöndeki kararlar yok hükmündedir.
Yönetmelik gereğince Enerji Kimlik Belgesi uzmanları bina tasarımında görev alan meslek disiplinlerinden (mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi, elektronik mühendisi, elektrik elektronik mühendisi) olmalıdır. Bunun dışındaki mühendislik disiplinine mensup olanlar Enerji Kimlik Belgesi uzmanı olamazlar.
Bu tipte bir yapı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi esas alınarak ısıtma sistemi sobalı bina olarak değerlendirilmek durumundadır. Bu nedenle öncelikle yapının idare kayıtlarında yer alan hukuki bilgilerinin tespiti gerekir. Isıtma sistemi sobalı olarak ruhsatlandırılan ve yapı kullanma izni alınan yapının merkezi ısıtma sistemine dönüştürülebilmesi için öncelikle tesisat projesinin hazırlanması ve yapı ruhsatında buna yönelik tadilat yapılması zorunludur. Bu nedenle ruhsat alınmadan yapılan mevcut uygulama imar mevzuatına aykırıdır. Bu itibarla; mekanik tesisat projesine uygun imalat, denetim, tasdik ve yapı kullanma izin belgesi alınması aşamalarından hangisinde veya hangilerinde problemin oluştuğunun tespiti, bu sorunun hallinden sonra ise 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 42nci maddesi gereğince işlem yapılması mümkündür.
5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” 16ncı maddesi 23.06.1965 tarih ve 634 sayılı “Kat Mülkiyeti Kanunu’nun” 42nci maddesinde değişiklik yapmış olup “(Değişik dördüncü fıkra: 18/4/2007-5627/16 md.) Kat maliklerinden birinin isteği üzerine ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılır. Ancak toplam inşaat alanı iki bin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılır. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir….” denmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken hususlar değişimin mutlak suretle kat maliklerince yapılabileceği, değişimin niteliği ve bunun için izlenmesi gereken yolun ne olduğudur.
5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” projelerde ısı ölçüm ekipmanlarının tesis edilmesini zorunlu kılan hükmü (7nci madde birinci fıkra c bendi), kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 02.05.2007 tarihi itibarıyla yeni binalar için yürürlüktedir. Dolayısıyla bu tarihten sonra yapı ruhsatı için başvuran binalarda projelendirme, imalat ve denetim bu esaslara göre yapılmalıdır. Eğer binanız 02.05.2007 tarihinden önce yapı ruhsatı almışsa ölçüm ekipmanlarının tesisi kat maliklerince, bu tarihten sonra yapı ruhsatı almışsa ölçüm ekipmanlarının tesisi mekanik tesisat projesi gereğince binayı inşa eden tarafından gerçekleştirilmelidir. Ancak kamu marifetiyle gerçekleştirilen işlerde ihale, yaklaşık maliyet vb. hususların bulunması sebebiyle ve ısı paylaşımını sağlayan cihazların ne tür cihazlar olabileceği, sorumluluklar, okuma ile ilgili vb. hususların kanun içerisinde belirtilmemiş olması nedeniyle kanunun bahse konu hükmüne ait uygulama yönetmeliği olan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmeliğin” yürürlüğe girdiği tarih olan 14.04.2008 tarihinden önce ihalesi yapılmış veya ihale kararı veya yatırım kararı veya ihale oluru veya ihale onay belgesi alınmış yapılar ile projeleri kamu kurumlarınca ve kuruluşlarınca onaylanmış olan yapılarda ruhsat tarihine bakılmaksızın bu işlemlerin yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Toplam kullanım alanı ve toplam inşaat alanı aynı değerler değildir. Toplam inşaat alanı 15.08.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan TS 10970 yapı kullanma izin belgesi formunun 66ncı kutucuğunda yer alan değerdir. Toplam kullanım alanı ise “Binalarda Enerji Performansı” yönetmeliğinde tanımı yapılan ve ayrıca proje üzerinden hesaplanması gereken toplam inşaat alanı değerinden daha düşük bir değerdir. Toplam inşaat alanı: bodrum kat, asma kat, çatı arasında yer alan mekânlar ve ortak alanlar dâhil yapının inşa edilen tüm katlarından ışıklık boşluklarının çıkarılmasıyla elde edilen alanlar toplamıdır. Toplam kullanım alanı: Binanın inşa edilen ve kullanılabilen tüm bölümlerinin; duvarlar, kolonlar, ışıklıklar, giriş holleri, açık çıkmalar, hava bacaları, saçaklar, tesisat galerileri ve katları, ticari amaçlı olmayan ve binanın kendi ihtiyacı için otopark olarak kullanılan bölüm ve katlar, yangın merdivenleri, asansörler, tabii zemin terasları, kalorifer dairesi, kömürlük, sığınak, su deposu ve hidrofor dairesi çıktıktan sonraki alanıdır.
5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu’nun” idari yaptırımlardan bahseden 10uncu maddesinde bu durum net bir ifade ile açıklanmamıştır. Ancak aykırı tutumlar kanuna muhalefet kapsamında sayılabileceğinden açılabilecek olası davalarda mahkemece bir ceza öngörülmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Isı ölçüm ekipmanları enerji tasarruf cihazları değildir. Bazı kattaki, bazı cephedeki bağımsız bölümlerin önceki ısıtma dönemlerine oranla daha fazla yakıt bedeli ödemeye başlaması beklenen bir sonuçtur. 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanun’u” paylaşımın tüketime göre yapılmasını emretmektedir. Esas itibarıyla tasarruf mikro ölçekte değil büyük fotoğrafa yani ülke geneline bakıldığında ortaya çıkacaktır.
Isı ölçer, ısı sayacı uygulamaları genel olarak montaj ile okuma ve faturalandırma hizmetleri olarak iki başlık altında toplanabilir. Ülkemiz genelinde her iki hizmeti de ayrı ayrı veya beraber veren birçok firma mevcuttur. Bina yönetimlerinin önünde değişik alternatifler mevcuttur. Bakanlığımızdan yetki belgesi almış olan ve “Yetkilendirilmiş Ölçüm Şirketi” olarak tabir edilen ve www.bep.gov.tr adresinde künyeleri bulunan şirketlerden biriyle anlaşıp montaj ve okuma hizmeti satın alabilirler veya bina yönetimleri yeterli teknik donanım ve personele sahipse bu işi kendi bünyelerinde halledebilirler. Yetkilendirilmiş Ölçüm Şirketlerinin okumaları ile ilgili şikayet olması durumunda Bakanlığımızca bu firmalara denetim yapılabilmektedir.
Yönetmelik gereğince kapıcı dairesinde de ölçüm yapmak mecburidir. Ancak bina yönetimi kapıcıdan yakıt ücreti tahsil etmek istemiyorsa bunu kendisine yansıtmayabilir.
Yönetmeliğin 5inci maddesinin (Ek: RG-1/4/2010-27539) altıncı fıkrasında: “Mevcut binaların, dış cephe duvarlarında ısı yalıtımı, ısıtma sisteminde kazan değişikliği, ferdi ve merkezi ısıtma sistemleri arasında dönüşüm yapılması, merkezi soğutma sistemi kurulması, kojenerasyon sistemi kurulması veya yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretilmesi ile ilgili konularda tadilat yapılması halinde, bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda uygulama projesi hazırlanır ve yapı kullanım izni veren ilgili idare tarafından onaylanırve uygulanması sağlanır.” denmektedir. Bu tarz işlemler proje ve ilgili idarenin onayı dahilinde yapılması gereken işlemlerdir. Bina yönetimlerinin uygulayacağı aykırı tutumlar hukuki açıdan kendilerini sıkıntıya düşürebilir.
Yapı müteahhitliği yapmak üzere Yetki Belgesi Numarası almak isteyen; Gerçek kişi; Müracaat yılı içinde alınmış Ticaret Odasına Kayıt Belgesinin aslı veya Müdürlükçe onaylı örneği ve Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi Numarası Ön Müracaat Formu, Tüzel kişi; Ticaret Odasına Kayıt Belgesi, Şirket sözleşmesinin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesi aslını veya Müdürlükçe ya da ilgili Sicil Memurluğunca tasdik edilmiş suretini ve Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi Numarası Ön Müracaat Formu İle birlikte; Bağlı bulunulan İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurur.
Türkiye Halk Bankası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Kurumsal Tahsilat Hesabına, “Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi Basılı Malzeme ve Danışmanlık Ücreti” olarak yatırılacaktır. Hesap Kodu: Baskı, Matbaa ve Darphane Gelirleri, (115) Diğer Baskı ve Matbaa Gelirleridir.
Geçici Ustalık belgesi başvuruları herhangi bir ilden yapılabilir.
HAYIR. Gerekli değildir.
HAYIR. Kamu ve özel sektör Plan Müelliflerinin plan yapımı işini üstlenebilmesi için planın yapılacağı yerleşmenin alan grubundan yeterlilik belgesine sahip olması gerekmektedir.
T.C. menşeli Gerçek kişi ve firmalarına verilebilir.
Üst Birim: Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü
Alt Birim: Mesleki Düzenleme Dairesi Başkanlığı
Şantiye Şefi, görev yaptığı İl sınırları dışında başka bir ilde görev üstlenemez. “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Yönetmelik’in “Şantiye şefliği” başlıklı 10 ncu maddesine göre “ Mimar veya mühendis unvanlı şantiye şeflerinin aynı anda üslenebileceği işlerin toplamı 30.000m2 yi geçemez. Ancak yapım işinin tek ruhsata bağlı veya toplu yapı niteliğinde olması halinde 30.000m2 yi geçmeme şartı aranmaz.” 01/01/2012 tarihinden sonra üstlenilen en fazla 5 adet yapının toplamı da dâhil olmak üzere şantiye şefi olarak görev üstlenilen yapıların inşaat alanları toplamı 30.000m2 yi geçemez; tek ruhsata bağlı veya toplu yapı niteliğinde olan yapılarda birden fazla bina-blok söz konusu olsa bile bunların bir tek blok olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi devredilemez, geçek kişi ve firmalar sadece bitirdikleri işler ile belge alabilirler.
Her tür ve ölçekli planlar
Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesi en fazla bir yıl süreli olmak ve taahhüt süresince yenilenmek suretiyle verilmektedir.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların, çalıştıkları kurum tarafından başvurmaları ve planlama birimlerinde ve kadrolu çalıştıklarını belgelemeleri halinde, idare adına plan yapım işini üstlenmek üzere yerleşmelerin planlama alan grubuna kadar Plan Yapımı Yeterlilik Belgesi verilmektedir.
Bakanlığımızca düzenlenmekte olan Yurtiçi Müteahhitlik Karnesi, Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi, İmar Plan Yapımı Yeterlilik Belgesi ve Harita Müteahhitlik Karnesi işlemlerinde kullanılmak üzere Kıymetlendirme Raporu istenir. Ayrıca Plan Yapımı Yeterlilik Belgesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre ihalelerde istenmektedir. Bitirilen işlere ait Kıymetlendirme Raporları Yeterlilik Belgesi yada karne grup yükseltmelerinde dikkate alınmaktadır.
Yapı, tesis, bakım, onarım işleri, Sınaî ve teknolojik imalât, tesisat ve montaj işleri, İşletme, yönetim, bakım ve idame işleri, proje, mühendislik, müşavirlik işleri olmak üzere dört grupta yurtdışı Müteahhitlik Belgesi verilmektedir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Belgelendirme ve Kayıt Dairesi Başkanlığı Söğütözü Mah. 2179 Sokak No:5 Kat 11 Çankaya/ANKARA
İlk kez Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi almak için istenilen evraklar aşağıda tanımlanmıştır: 1) Talep dilekçesi, (firmayı temsile yetkili kişilerce kaşe ve imza edilecektir. 2) a ) Firmanın ana statüsünün yayımlandığı ticaret sicili gazetesinin aslı, var ise tadil asılları veya noterlik veya ticaret memurluğu tarafından tasdikli suretleri , b ) Gerçek kişiler için T.C. Kimlik Numarası, c ) Gerçek kişiler için İki adet Renkli Vesikalık Fotoğraf, 3) a ) Ticaret veya Sanayi Odasına Kayıt Belgesinin aslı, (Başvuru yılı tarihli ) b ) Gerçek kişi ve Firma İmza Sirkülerinin aslı veya Noterlikçe tasdikli sureti. ( Başvuru yılı tarihli) c) Vergi Levhası Fotokopisi 4) Yurt içinde bitirilen işler için, yürürlükteki mevzuata uygun, işveren idareden alınacak a ) İş Deneyim Belgesi aslı, b ) Müteahhitlik Kıymetlendirme Raporu aslı, c ) İhale Kararı veya Sözleşme aslı, d ) İlk ve Son Hakediş Raporlarının aslı veya işveren idare (Resmi Kurum) tarafından “aslının aynıdır” onaylı birer fotokopileri, 5) Yurtdışında bitirilen işler için, yürürlükteki mevzuata uygun, a) İşin Alındığına Dair Belge aslı , (Elçilikler ve Konsolosluklar’ dan alınacaktır) b) Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Apostil şerhi tatbikli i) İş Deneyim Belgesi aslı , ii) Sözleşme aslı , iii) İlk ve Son Hak ediş Raporlarının aslı c) Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Türkiye’deki yeminli tercümanlarca Türkçe’ye çevrilmiş ve ardından da tercümanın bağlı bulunduğu Noterce tasdiklenmiş; i) İş Deneyim Belgesi Türkçe Tercüme aslı , ii) Sözleşme Türkçe Tercüme aslı , iii) İlk ve Son Hak ediş Raporlarının Türkçe Tercüme aslı 6) “Basılı Malzeme ve Danışmanlık Ücreti” Dekont Aslı.
Geçici Ustalık Belgesi, (YAMBİS) de tanımlanan meslek branşlarına göre düzenlenmektedir
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28’inci maddesine istinaden hazırlanan 16.12.2010 tarih ve 27787 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan “Yapı Müteahhitleri ile Şantiye Şeflerinin Kayıtları ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik” uyarınca her yapı müteahhidinin Yetki Belgesi Numarası alması ve yapım işlerinde Şantiye Şefi ile Yetki Belgeli Usta çalıştırılması zorunludur. Yapı ruhsatına tâbi bütün yapıların bir yapı müteahhidinin sorumluluğu altında inşa edilmesi için, her müteahhidin 01.01.2012 tarihinden itibaren Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden Yetki Belgesi numarası alması zorunludur.
İnşaat ve tesisat müteahhidi yanında usta olarak çalışıldığına dair yapı ruhsatı düzenlemeye yetkili idareler ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerince düzenlenen belgelerdir.
Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi ücreti 2013 yılı için 2.000.-TL (ikibinlira) dir.
Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi Numarası,“Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik”de tanımlanan yapı müteahhitlerinin kayıt altına alınmasına ve yapı müteahhitliği faaliyetlerinin takibine esas olmak üzere, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin ilgili hanesine yazılacak olan numaradır.
Yapım işinin uzmanlık alanına uygun olmak üzere , ‘‘ Mimar veya Mühendis”’ olması şarttır.
Yurtdışı Müteahhitlik Belgesini yenilemek için istenilen evraklar aşağıda tanımlanmıştır: 1) Talep dilekçesi, (firmayı temsile yetkili kişilerce kaşe ve imza edilecektir.) 2) a ) Ticaret veya Sanayi Odasına Kayıt Belgesinin aslı, (Başvuru yılı tarihli ) b ) Gerçek kişi ve Firma İmza Sirkülerinin aslı veya Noterlikçe tasdikli sureti. ( Başvuru yılı tarihli) c) Firmanın ticaret sicili gazetesinin, en son belge aldığı tarihten sonra var ise tadil asılları veya noterlik veya ticaret memurluğu tarafından tasdikli suretleri , d) Vergi Levhası Fotokopisi 3) Mevcut Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi aslının iadesi, 4) “Basılı Malzeme ve Danışmanlık Ücreti” Dekont Aslı.
Yapı Ruhsatının alınmasından itibaren başlayıp, Yapı Kullanım İzin Belgesinin alınmasıyla son bulmaktadır.
3 yıldır.
Yurtdışı Müteahhitlik Belgesi 3 yıl süre ile geçerlidir.
Yapı müteahhitliği yapmak üzere Yetki Belgesi Numarası almak isteyen; Gerçek kişi; Müracaat yılı içinde alınmış Ticaret Odasına Kayıt Belgesinin aslı veya Müdürlükçe onaylı örneği ve Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi Numarası Ön Müracaat Formu, Tüzel kişi; Ticaret Odasına Kayıt Belgesi, Şirket sözleşmesinin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesi aslını veya Müdürlükçe ya da ilgili Sicil Memurluğunca tasdik edilmiş suretini ve Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi Numarası Ön Müracaat Formu İle birlikte; Bağlı bulunulan İlin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvurur.
Şantiye şefi, toplam 30.000 m2 sınırını aşmamak kaydıyla aynı anda en fazla 5 ayrı yapım işini üstlenebilir.
Gerçek ve tüzel kişiler başvurularını adres kayıt sisteminde kayıtlı oldukları ilden yapmalıdırlar.
Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesinin süresini uzatmak için istenilen evraklar aşağıda tanımlanmıştır: 1) Talep dilekçesi, (firmayı temsile yetkili kişilerce kaşe ve imza edilecektir.) 2) a ) Ticaret veya Sanayi Odasına Kayıt Belgesinin aslı, (Başvuru yılı tarihli ) b ) Gerçek kişi ve Firma İmza Sirkülerinin aslı veya Noterlikçe tasdikli sureti. ( Başvuru yılı tarihli) c) Vergi Levhası Fotokopisi 3) Mevcut Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesinin süresini uzatmak isteyenler ise; a) Sözleşme süresi dolmadığı halde Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesi süresi dolmuş ise; Firmanın ticaret sicili gazetesinin, en son belge aldığı tarihten sonra var ise tadil asılları veya noterlik veya ticaret memurluğu tarafından tasdikli suretleri b) Sözleşme süresi dolmuş ise; Firmanın ticaret sicili gazetesinin, en son belge aldığı tarihten sonra var ise tadil asılları veya noterlik veya ticaret memurluğu tarafından tasdikli suretleri, i) Yeni süreye göre düzenlemiş İşin Alındığına Dair Belge Aslı , (Elçilikler ve Konsolosluklar’ dan dan alınacaktır) ii) Süre Uzatım Sözleşmesi / Yazısı Aslı Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Apostil şerhi tatbikli, iii) Sözleşme Türkçe Tercüme aslı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Türkiye’deki yeminli tercümanlarca Türkçe’ye çevrilmiş ve ardından da tercümanın bağlı bulunduğu Noterce tasdiklenmiş; 9) “Basılı Malzeme ve Danışmanlık Ücreti” Dekont Aslı.
Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesi ücreti 2013 yılı için 600.-TL (altıyüzlira) dir.
İnşaat ve tesisat işlerini bağımsız olarak yürütebilme sorumluluğu olan, “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik”in Geçici 1’inci maddesinde tanımlanan kurum ve kuruluşlarca düzenlenen Yeterlilik Belgesini haiz kişiyi ifade eder. Yetki Belgeli Ustalara; Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından, Ulusal Yeterlilik Çerçevesinde ve Avrupa Birliği tarafından benimsenen yeterlilik esasları ile uyumlu olacak şekilde ustalık belgesi verilmektedir. Ayrıca, eğitimler sonucu edinilmiş, diploma, ustalık belgesi, yetki belgesi, sertifika, bağımsız işyeri açma belgesi, kalfalık belgeleri de bu kapsamda yetki belgesi olarak kabul edilmektedir.
Planlama ekibinin plan yapım sürecinde ve planlama biriminde kadrolu olarak istihdamı
Yetki Belgesi Numarası; yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilmesi ve verilen süre içinde aykırılığın giderilmemesi hâlinde BEŞ YIL, Ruhsat eki etüt ve projelere aykırı olarak gerçekleştirilen imalâtın can ve mal güvenliğini tehdit etmesi hâlinde ON YIL, Yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarını ödememesi ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hâllerinde BİR YILDAN AZ OLMAMAK ÜZERE, Bakanlıkça geçici olarak iptal edilmektedir. Belge Numarası iptal edilen müteahhitlere sorumluluklarını yerine getirinceye kadar yeni yetki belgesi numarası verilmez.
Taban limitlerini aşamayan gerçek kişi ve firmalara yurtdışında üstlenmiş oldukları taahhütlerini tamamlayabilmeleri için verilir.
Tek parselde bir bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 500 m2 yi geçmeyen yapılarda, yapım işinde kullanılmak ve beş yıl içinde bir defaya ve tek bir yapıya mahsus olmak üzere, yapı sahibine geçici olarak yetki belgesi numarası verilir.
İlk kez Yurtdışı Geçici Müteahhitlik Belgesi almak için istenilen evraklar aşağıda tanımlanmıştır: 1) Talep dilekçesi, (firmayı temsile yetkili kişilerce kaşe ve imza edilecektir.) 2) a) Firmanın ana statüsünün yayımlandığı ticaret sicili gazetesinin aslı, var ise tadil asılları veya Noterlik veya ticaret memurluğu tarafından tasdikli suretleri , b ) Gerçek kişiler için T.C. Kimlik Numarası, c ) Gerçek kişiler için İki adet Renkli Vesikalık Fotoğraf, 3) a ) Ticaret veya Sanayi Odasına Kayıt Belgesinin aslı, (Başvuru yılı tarihli ) b ) Gerçek kişi ve Firma İmza Sirkülerinin aslı veya Noterlikçe tasdikli sureti. ( Başvuru yılı tarihli) c) Vergi Levhası Fotokopisi 4) a) İşin Alındığına Dair Belge Aslı , (Elçilikler ve Konsolosluklar’ dan alınacaktır) b) Sözleşme Aslı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Apostil şerhi tatbikli, c) Sözleşme Türkçe Tercüme aslı, Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı ülke temsilcilikleri (Elçilikler ve Konsolosluklar) tarafından tasdikli veya Türkiye’deki yeminli tercümanlarca Türkçe’ye çevrilmiş ve ardından da tercümanın bağlı bulunduğu Noterce tasdiklenmiş; 5) “Basılı Malzeme ve Danışmanlık Ücreti” Dekont Aslı.
İlgili Yönetmelikte bu yönde düzenleme bulunmamaktadır.
12-01/01/2012 tarihinden önce üstlenilmiş olan Şantiye Şefliği sayısı dikkate alınmamalıdır.
Firmaların belge alabilme alt sınırları: Yapı, tesis, bakım, onarım işlerinde 40 milyon A.B.D. Doları Sınai ve teknolojik imalat, tesisat ve montaj işlerinde 15 milyon A.B.D. Doları İşletme, yönetim, bakım ve idame işlerinde 5 milyon A.B.D. Doları Proje mühendislik, müşavirlik işlerinde taban sınırı aranmamaktadır.
09/12/2009 kabul tarih ve 5940 sayılı Kanun ile değiştirilen 3194 sayılı Kanunun 28 inci Maddesinde belirtilen “Yapı müteahhidi ve şantiye şefi, ilgili fenni mesullerin denetimi olmaksızın inşaat ve tesisatlarına ilişkin yapım işlerini sürdüremez, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz.” hükmü gereğince inşaat vetesisat işlerinde çalışacak ustalardan 01/01/2012 tarihinden itibaren yetki belgesi aranacaktır.
4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun’un 13.maddesi ve kanunun uygulama yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince ülkemizde çalışmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yurtdışı / yurtiçi çalışma izin başvuruları olan Mimar, Mühendis ve Şehir Plancılarına Bakanlığımız Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’nce mesleki yeterlilik görüşü verilmektedir.
HAYIR
MÜBİS ile ilgili başvuru mercii Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Belgelendirme ve Kayıt Dairesi Başkanlığı olup, sözkonusu Daire Başkanlığına yazılı olarak veya Daire Başkanlığının 0 312 410 7857 ve 0 312 410 7858 numaralı telefonları aracılığıyla gerekli iletişim sağlanabilir.
Türkiye Halk Bankası’nın ‘‘118 Gelir Kod’’ lu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hesabına yatırılmalıdır.
“Plan Yapımını Yükümlenecek Müelliflerin Yeterliliği Hakkında Yönetmelik ”in 5’inci maddesine bakınız.
Herhangi bir sebeple, Yönetim Kurulu toplantı nisabını kaybederse boşalan Yönetim Kurulu üyeliklerine Denetim Kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılır.
1- Ortak sayısının 7’ den aşağı düşmesi üzerine, 2- Genel Kurul kararıyla, 3- İflasın açılmasıyla, 4- Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, İlgili Bakanlığının Mahkemeden alacağı karar üzerine, 5- Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle, 6- Üç yıl Olağan Genel Kurul toplantısını yapmaması halinde dağılır.
Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlülükleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 ünün rızası gereklidir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre Genel Kurulu toplantıya çağırma yetkisi; -Yönetim Kurulu -Gerektiğinde Denetim Kurulu -Ortağı olduğu Üst Birlik ve -Tasfiye memurlarına aittir. Ayrıca; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 44 üncü ve Anasözleşmenin 27 inci Maddelerinde belirtilen usul ve esaslar dâhilinde, ortakların (4 den az olmamak kaydı ile ortak sayısının 1/10' unun) isteği üzerine kooperatifi Genel Kurula çağrıma hakkı mevcuttur.
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun gereği; belli bir konuyu ihtiva etmeyen, Yargı mercilerinin görev alanına giren konular ile dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile açık iş veya ikametgah adresinin bulunmayan dilekçeler ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununda belirtilen bilgi edinme sınırları kapsamında kalan başvurular İdarece incelemez.
https://webdosya.csb.gov.tr/db/meslekihizmetler/haberler/yap--kooperat-f-sss-20241118081429.pdf
Yönetim Kurulu toplantısı en az ayda bir defa ve en az üye tam sayısının çoğunluğunun katılmasıyla yapılır. Kararlar toplantıda bulunanların oy çokluğu ile verilir. Oyların eşitliği halinde keyfiyet gelecek toplantılara bırakılır. Onda da eşitlik halinde söz konusu ise teklif reddedilmiş sayılır.
Üyelik şartları Denetçiler tarafından araştırılır. Bu şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin görevlerine Yönetim Kurulunca son verilir.
Genel Kurulun idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasından seçilen Başkan ve Üyeler tarafından sağlanır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 82 inci maddesine göre “… Kooperatifin tasfiyesi halinde tüzel kişiliği sona ermişse defter ve kâğıtlar birinci fıkra gereğince 10 (on) yıl süreyle Sulh Mahkemesi tarafından saklanır.” denilmektedir.
Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler Anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar Anasözleşmede gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamaz. Örnek Anasözleşmeye göre durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar Yönetim Kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1- 10’uncu maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler. 2- Parasal yükümlülüklerini 30 (otuz) gün geciktirmeleri üzerine, Yönetim Kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden 10 (on) gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere yine aynı kurulca ikinci ihtar yapılır. İkinci ihtarı takip eden 1 (bir) ay içerisinde de yükümlülüklerini yerine getirmeyenler. 3- Kura çekimi sonunda kendilerine düşen konutları /işyerlerini kabul etmeyenler. 4- Tapuda kendi adlarına tescilinden önce konutlarında/işyerlerinde yaptıkları tahribat veya tadilatı yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenler. 5- Kooperatifin para, mal ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı mahkum olanlar. 6- İhtisas / Karma Sanayi Siteleri için İşyerini kiraya verenler (İhtisas / Karma Sanayi Siteleri Anasözleşmenin 16 ncı maddenin son fıkrası hükmü saklıdır.) 7- İhtisas / Karma Sanayi Siteleri için işyerlerini İhtisas / Karma Sanayi Siteleri Ana sözleşmesinin 10 uncu maddesinde sayılan küçük sanayi kolları dışındaki işlerde kullananlar.
Yönetim kurulunun hazırlayacağı gündeme göre ve Anasözleşmelerde belirtilen usul ve esaslara uyularak, olağan Genel Kurul toplantısının her hesap dönemi sonundan itibaren 6 ay içinde en az yılda 1 (bir) defa yapılması zorunludur.
Vatandaşlarımızdan gelen şikâyet ve inceleme talepleri öncelikle ve mutlaka kooperatif merkezinin bulunduğu İlin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü eliyle incelenmekte olup, gerek duyulması halinde ancak Bakanlığımızın diğer birimlerince inceleme yapılması söz konusu olabilecektir. Yapılan denetimler neticesinde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu veya Türk Ceza Kanunu gereği suç unsuru tespit edilmesi halinde tespit edilen hususlar ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal ettirilmekte, diğer tespit edilen hususlar hakkında ise şikayetçiye bilgi verilmekte, kooperatif Yönetim ve Denetim Kurullarına bildirimde bulunulmakta, gerekiyorsa uygulamaya yönelik talimatlar verilmektedir. Kooperatifler ile ortaklar veya 3 üncü kişiler arasındaki alacak-verecek, hesaplaşma vb. maddi ve hukuki hususlar ise Bakanlığımızın gerçekleştirdiği denetimlere konu edilmemekte olup bu hallerde konu ile ilgili kooperatif merkezinin bulunduğu yer yargı mercilerine başvurulması ile mümkün ve uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Yönetim Kurulu, en az 3 (üç) asıl ve 3 (üç) yedek olmak üzere en az 1 (bir), çok 4 (dört) yıl için seçilebilirler. Yönetim Kurulu üyelerinde aşağıdaki şartlar aranır: 1- Kooperatif ortağı olmak ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak, 2- Türk vatandaşı olmak, 3- Aynı türde başka bir yapı kooperatifinde Yönetim Kurulu üyesi olmamak, 4- Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre mahkûm olmamak. 5- Aynı zamanda kooperatifte Denetçi olmamak. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, yukarıdaki şartları taşıyan gerçek kişi temsilcileri vasıtasıyla temsil edilirler.
11163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 14 üncü maddesine göre ortaklık devredilebilir. Yönetim Kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer.
Kanun ve Anasözleşmeye uygun toplanmış Genel Kurullarda alınan kararlar, toplantıda bulunmayanlar veya bulunup aleyhte oy kullananlar hakkında da geçerli ve bağlayıcıdır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun “Oy hakkı” başlıklı 48 inci maddesine göre Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. “Temsil” başlıklı 49 uncu maddesinde “Anasözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle Genel Kurul toplantısında oyunu ancak bir başka ortağa kullandırabilir. Eş ve birinci derecede olan (ortağın; çocuğu, annesi ve babası, eşinin annesi ve babası) akrabaları için temsilde ortaklık şartı aranmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Gerçek kişiler için; 1- Medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip olmak. 2- Türk vatandaşı olmak veya yabancı uyruklu olmakla birlikte 2644 Sayılı Tapu Kanunu veya yürürlükteki, mevzuat hükümlerine göre Türkiye’de gayrimenkul edinmesine imkan sağlanmış kişilerden bulunmak. Tüzel kişiler için; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 9 uncu maddesinde sayılan tüzel kişilerden olmak.
Çekimser oyların aleyhte olarak kabulü gerekir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 29.11.1982 E.5096, K.4999 sayılı kararı)
Yargı mercilerine intikal ettirilmemiş olması şartıyla, belli bir konuyu ihtiva edecek özellikteki şikayet ve inceleme talepleri için; başvurulan olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi, bulgu ve belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara dayandırılan ve 3071 sayılı "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun" un 4 üncü maddesinde belirtilen şartları taşıyan bir dilekçe ile Bakanlığımıza veya Kooperatif merkezinin bulunduğu İl Valiliğine (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) intikal ettirilmesi halinde idarece işleme tabi tutulması mümkündür.
Kuruluş izni verilen kooperatife ait ana sözleşmeler, ilk genel kurul toplantısına kadar görev yapmak üzere belirlenen Yönetim Kurulunca Ticaret Sicil Memurluğuna götürülerek kooperatifin tescili talep edilir. Ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 3 üncü maddesinde sayılan hususların ilanı için ilan beyannamesi tanzim edilir. Bu beyannamede bulunan hususlar Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilir.
Dörtten az olmamak üzere kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10’ u tarafından Genel Kurul toplantısından en az 20 (yirmi) gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur. Genel Kurul esnasında gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce kooperatife kayıtlı ortakların 1/10‘ unun yazılı teklifte bulunmaları halinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 46 ıncı maddesinde belirtilen hususların gündeme eklenmeside mümkündür.
Kooperatiflerin tutması zorunlu Ticari Defterleri; 1- Yevmiye Defteri, 2- Defter-i Kebir, 3- Envanter Defteri, 4- Pay (Ortaklar) Defteri, 5- Yönetim Kurulu Karar Defteri, 6- Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteridir. Bu defterlerden; 1- Yevmiye Defteri ve 2- Yönetim Kurulu Karar Defteri yıllık açılış ve kapanış onayına tabidirler.
Yapı kooperatifi üyesi olan bir kişinin, üye olduğu kooperatife ait bilgilere; Ticaret Bakanlığı'nın (https://koopbis.ticaret.gov.tr/account/login) web adresi üzerinden e-devlet portalına yönlendirmesi neticesi TC Kimlik No ve e-devlet şifresinin girilmesiyle Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) üzerinden ulaşılması ile mümkündür.
Genel Kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için gerekli toplantı nisabı kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şeklinde olup Karar Nisabı; Anasözleşmede aykırı bir hüküm yoksa oylama sırasındaki mevcudun yarıdan 1 (bir) fazlasının oyudur. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisaplar aranır.
Genel Kurul kooperatif merkezinin bulunduğu yerde toplanır.
Kooperatiflerce alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şarttır.
Ortak çıkarılma kararının tebliğinden itibaren 3 (üç) ay içinde itiraz davası açabilir. Eğer ortağa tebliğ edilen çıkarılma kararı Yönetim Kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde Genel Kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak Genel Kurula sunulmak üzere, Yönetim Kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel Kurula itiraz edildiği takdirde, Yönetim Kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz. İtiraz üzerine Genel Kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklıdır. 3 (üç) aylık süre içinde Genel Kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleşir. Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
Anasözleşme değişiklik başvuruları sırasında istenilecek bilgi ve belgeler Bakanlık ve Müdürlük internet sitesinde yayımlanır. Anasözleşme değişikliği için Müdürlüğe doğrudan veya e-devlete başvuru yoluyla elektronik ortam üzerinden müracaat edilir. Başvuru ekinde, a) Değiştirilmesi düşünülen maddenin eski ve yeni halinin karşılıklı olarak 6 nüsha halinde yazılmış ve yönetim kurulunca imzalanmış metni, b) Anasözleşme değişikliğinin gerekçesini içeren noter onaylı yönetim kurulu kararı örneği ve karar defteri açılış sayfası (İlgili madde değişikliklerinin ve gerekçelerinin belirtilmiş olması aranmalıdır), c) Kooperatifin kuruluş ilanının yayımlandığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin bir örneği, varsa anasözleşme değişliklerini içeren Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örnekleri, ç) Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınmış yönetim kurulu yetki belgesi, d) Yönetim kuruluna ait noter onaylı imza sirkülerinin bir örneği, e) Kooperatife ait yürürlükteki anasözleşmenin bir örneği, f) Kooperatife ait güncel bilgileri içerir bir adet bilgi formu, belgelerinin sunulması gerekmektedir.
Genel Kurul Kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere 1 (bir) ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemeye başvurulabilir. (Asliye Ticaret Mahkemesi)
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Kooperatiften Çıkan veya Çıkarılan Ortaklarla Hesaplaşma Süresi ve Yükümlülükleri başlığı altında yer alan 17 inci maddesine göre; çıkan ortakça iadesi talep edilecek haklar, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır ve bilanço tarihinden itibaren 1 (bir) ay içinde geri ödenmesi gerekir. Ancak Genel Kurulca karar alınmak şartıyla, kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olması halinde, ödemelerin 3 (üç) yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği ve 5 (beş) yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde eski ortağın ödediği gider taksitleri derhal geri verilir.
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten, Oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen, Toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ve Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden, Pay sahipleri ve Yönetim Kurulu ile kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri, Genel Kurul kararlarının iptali için Kanun ve Anasözleşmede gösterilen usul ve esaslar çerçevesinde Yerel Mahkemeye başvurabilirler.
Yapı Kooperatiflerine ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; kooperatif Anasözleşmesinde yer alan bütün hükümleri hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir dilekçe ile kooperatif Yönetim Kurulu’na başvurulmaları gerekmektedir. Sözlü müracaatla ortak olunamaz. Yönetim Kurulu, bu başvuruyu başvuru sahiplerinin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırarak inceler ve uygun görülenlerin ortaklığa kabulü için karar alır. Müracaatların sonuçları kabul veya ret olmak üzere 1 (Bir) ay içerisinde ilgiliye yazı ile bildirilir. Yedek üye vb. şekilde ortak kaydı yapılamaz.
Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Bir ortağın hiçbir surette kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamlar hükümsüzdür. Örnek Anasözleşmeye göre her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren 1 (bir) ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
Kişilerin ortaklık kaydı Kooperatifin Pay (Ortaklar) Defterinde tutulur. Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı Ortaklık Senedi ile temsil olunması şarttır. Ortaklığa dair uyuşmazlıklarda kooperatifin resmi defter ve belgelerindeki kayıtlara itibar edilmesi esastır.
Bakanlık temsilcisi talebine ilişkin talep dilekçesinin; Çağrı için alınan kararın örneği ( Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu veya Tasfiye Memurları, Üst Birlik Yönetim Kurulu kararı ya da kesinleşme şerhli Mahkeme Kararı), Çağrıyı yapanların yetkili olduklarını gösteren belge (Başvuru sahipleri, Ticaret Sicil memurluğundan kooperatifi temsile yetkili son Yönetim Kurulu üyeleri olduklarını gösterir yazı alacaklardır. Azlık tarafından çağrı yapılmakta ise çağrı iznini veren kesinleşme şerhli Mahkeme Kararı), Toplantı Gündemi, Vezne Alıntısı Makbuzu, Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu, Denetim Kurulu Raporu, Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Genel Durum Bildirim Formu eklenmek suretiyle, Genel Kurul Toplantı tarihinden en az 15 (onbeş) gün önce kooperatifin merkezinin bulunduğu ilin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne teslim edilmesi gerekmektedir.
Yapı kooperatiflerinin Ana sözleşmelerinde yapılacak unvan, süre, merkez ve sermaye değişikliklerine ilişkin işlemlerle ilgili olarak kooperatif merkezinin bulunduğu İlin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne müracaat edilir. Bu hususların haricindeki madde değişiklikleri için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına başvurulması gerekmektedir
Hukuki durumu "Faal", 100 ve daha fazla ortağı olan ve "Yapı Ruhsatı" almış Yapı Kooperatifleri "Dış Denetim"e tabidir.
Genel kurul toplantısı için çağrı toplantı gününden en az 30 (otuz) gün önce ve en çok 2 (iki) ay içinde yapılmalı, çağrıda toplantının yeri, günü, saati ve gündem maddelerinin bildirilmesi gerekmektedir.
Genel Kurulca en az 1 (bir) yıl, en çok 4 (dört) yıl için ortaklar arasından veya dışarıdan, en az iki veya daha fazla Denetim Kurulu üyesi ve bir o kadar da yedeği seçilir. Denetim Kurulu üyelerinde aşağıdaki şartlar aranır: 1- Türk vatandaşı olmak ve medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunmak, 2- Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre mahkum olmamak. 3- Aynı zamanda kooperatifte Yönetim Kurulu üyesi, kooperatif personeli veya Yönetim Kurulu üyeleriyle üçüncü derece dahil kan ve sıhri hısım (kendisinin ve eşinin, anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, torun, amca, hala, dayı, teyze, kardeş, kardeş çocuğu) olmamak, Yönetim Kurulu üyeleriyle aralarında iş ortaklığı bulunmamak. 4-En az lise düzeyinde diploma sahibi olmak.
Kooperatifin dağılması veya diğer bir Kooperatifle birleşmesinde ve Anasözleşme değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ünün çoğunluğu gereklidir.
Genel Kurulda ibra edilmeyen Yönetim Kurulu üyeleri gündemde seçim maddesi var ise aynı Genel Kurulda tekrar Yönetim ve Denetim Kurulu üyeliklerine seçilemezler. Oylama neticesinde ibra edilmeyen organlar için gündemde seçime ilişkin madde olmasa dahi seçim yapılır.
Yapıların fenni mesuller yahut Yapı Denetim Kuruluşlarının denetçi, mimar ya da mühendisleri tarafından ruhsat eki projelerine uygun olarak tamamen bitirildiğini belirten teknik rapor düzenlendikten yahut yapı kullanma izni alınmasına müteakip Genel Kurul kararı çerçevesinde oluşturulacak en az 3 (üç) kişilik teknik heyet tarafından arsa bedeli, alt ve üst yapı, inşaat, ortak alan ve tesislerin maliyeti ile genel giderlerden tespit edilecek toplam maliyet bedelinden ortakların payına düşecek miktar hesaplanır. Buna konutların site girişine yakınlığı, bloktaki yeri, genel yerleşim planındaki konumu gibi diğer değer artırıcı özellikler göz önüne alınarak tespit edilecek rayiç fiyatlara göre takdir olunacak şerefiye bedelleri eklenmek suretiyle geçici maliyet bulunur. Söz konusu teknik heyet tarafından hazırlanan geçici maliyet raporu, düzenleme tarihi ve imzaların doğruluğu bakımından noterce onandıktan sonra yönetim kuruluna verilir. Bu rapor, yönetim kurulunca, noter vasıtasıyla veya taahhütlü mektupla veyahut elden imza karşılığında ortaklara tebliğ edilir. Ortaklar tebliğ tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün içinde bu kıymetlere itiraz edebilirler. 15 (onbeş) günün geçmesi ile itiraz hakkı kesin olarak düşer. İtiraz edildiği takdirde, teknik heyet ile Yönetim Kurulunun kendi üyeleri arasından birer, itirazda bulunan ortaklar tarafından seçilecek 1 (bir) kişiden oluşan 3 (üç) kişilik yeni bir kurul marifetiyle tekrar kıymet takdir olunur. Bu heyet tarafından takdir olunan fark, geçici maliyet bedellerine eklenir veya bu bedelden indirilir. Geçici maliyet tespitinden sonra yapılan masraflar kesinleşen kıymet takdiriyle orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunur. İtiraz taksitlerin ödenmesini geciktiremez. Her ortak kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecburdur. Ortaklar, Yönetim Kuruluna yazı ile bilgi vermek şartıyla kendilerine düşen konutları diğer ortakların konutları ile değiştirebilirler.
Kooperatifin işleyişini sağlayan organları Genel kurul, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruludur. Tasfiye haline geçilmesi durumunda ise bu kurullara Tasfiye Memurları da eklenir.
Tasfiye Kurulu; Genel Kurul tarafından seçilecek en az 2 (iki) kişiden oluşur. Genel Kurul bu hususta Yönetim Kurulunu da görevlendirebilir. Genel Kurulca Tasfiye Kurulu için bir seçim veya görevlendirme yapılmadığı takdirde, tasfiye işlerini Yönetim Kurulu yürütür. Bu şekilde tasfiye kurulu oluşturulamadığı hallerde, ortaklardan birinin başvurusu üzerine Mahkemece Tasfiye Memurları atanabilir.
a) Konut Yapı Kooperatifi, Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ve Yapı Kooperatifleri Birlikleri için: 1) 6 adet Anasözleşme (Anasözleşmelerin en az iki tanesi ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzalanır, diğerleri ise huzurda imzalı orijinalden fotokopi çekilmek suretiyle çoğaltılarak tasdiklenir), 2) Kooperatifin/Birliğin kuruluş sermayesinin en az 1/4’ünün, 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa bağlı bir bankada, kurulmakta olan kooperatif/birlik adına açılacak özel bir hesaba, sadece kooperatifin/birliğin kullanabileceği şekilde yatırıldığını gösteren banka dekontu, 3) Tüzel kişi ortak varsa bu tüzel kişilikleri kooperatiflerde temsil edecek gerçek kişilerin belirlendiği belgeler (Yetkili organ kararının noterlikçe onaylı örneği), 4) İlk denetim kurulu üyelerinin en az lise mezunu olduğunu gösterir öğrenim belgesi (İlgili eğitim kurumundan ya da e-devlet üzerinden temin edilebilir), 5) İlk yönetim ve denetim kurulu üyelerine ait adli sicil belgeleri (Adli sicil belgeleri başvuru tarihi itibariyle son 6 ay içerinde alınmış, ıslak imzalı veya e-devlet üzerinden temin edilmiş olabilir), 6) İlk yönetim ve denetim kurulu üyelerine ait taahhütnameler (Birbirleri ile ikinci dereceye kadar (dahil) kan veya kayın hısmı olmadıklarına, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin de amacı ve esas faaliyet konusu aynı başka bir kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmadıklarına dair), 7) MERSİS üzerinde oluşturulan anasözleşme metninde hiçbir değişiklik yapılmadığına dair ilk yönetim kurulu tarafından imzalı taahhütname, 8) Yapı Kooperatifleri Birliklerinin kuruluşunda, kooperatif birliği kurulmasına ilişkin en az 7 kooperatif tarafından alınan genel kurul kararları, b) Karma / İhtisas Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi için: 1) (a) bendinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nci alt bentlerinde sayılan belgeler, 2) İmalat ve tamirata ilişkin ‘Esnaf ve Sanatkar Meslek Kolları’ndan birinde faaliyet gösterildiğine ilişkin ilgili oda kayıt belgesi, 3) İlgili Vergi Dairesinden alınacak vergi mükellefiyet belgesi, 4) Şirketlerin Sanayi Sitesi Yapı Kooperatiflerine ortak olması durumunda; sanayi sitesindeki işyerinde, ‘Esnaf ve Sanatkar Meslek Kolları’ndan imalat ve/veya tamirat işlerinden birinin icra edileceğine ilişkin, icra edilecek meslek kolunun ismi de bulunan noterlikçe onaylı taahhütname. 5) ‘Esnaf ve Sanatkar Meslek Kolları’ndan imalat ve/veya tamirat işlerinden birine mensup bir işyerinde; mühendis, mimar, tekniker, Endüstri Meslek Lisesi (Sanat Okulu) mezunu veya ustalık belgesi sahibi olarak çalışanların diploma ve ustalık belgeleri ile 4. seviye ve üstü mesleki yeterlilik belgesi sahibi olarak çalışanların yeterlilik belgesi ve bu kişilerin ortaklığa kabulü için başvuru tarihinden geriye doğru ve asgari olarak 360 gün sigorta primi ödemelerine ait belgelerin sunulması, gerekmektedir.
Yapı kooperatiflerinin kuruluş işlemleri için Kooperatif merkezinin bulunacağı ilin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne müracaat edilir.
Yapı kooperatifleri; Konut Yapı Kooperatifi, Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi, Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ve İhtisas Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi olmak üzere 4 (dört) türdür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98 inci maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 410 uncu Maddesine göre “Genel Kurul, süresi dolmuş olsa bile, Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir.” Hükmü gereği süresi dolan Yönetim Kurulu, Genel Kurulu toplantıya çağırabilir.
İstenilen değişiklik onayını alan kooperatif yetkililerince Anasözleşme değişikliği için; a)Anasözleşme esaslarına göre yapılacak ilk genel kurul toplantısında, değişiklik metinlerinin genel kurulda görüşülerek gerekli kararların alınması, b) Alınan kararın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 3 üncü maddesi gereğince tescil ve ilan ettirilmesi ile gerekli belgelerin İl Müdürlüklerine teslim edilmesi, gerekmektedir.
Hukuki durumu "Faal", 50 ve daha fazla ortağı olan ve "Yapı Ruhsatı" almış Yapı Kooperatiflerinde Yönetim ve Denetim Kurulu asil ve yedek üyelerinin "Kooperatifçilik Eğitimi" almaları zorunludur.
Ruhsat veren ilgili idare bünyesinde kurulan mimari estetik komisyonu, yapıların veya onaylı mimari projelerin özgün fikir ifade edip etmediğine karar vermeye yetkilidir. Komisyon beş uzmandan teşkil eder, salt çoğunlukla toplanır, kararlar oy çokluğu ile alınır. Komisyonun gündemi ilgili idarece belirlenir. Komisyon başkanı ilgili idare tarafından atanmakta olup, mimari estetik komisyonlarının ruhsat düzenleyecek her idarenin kendi bünyesinde oluşturulması ve Mimari Estetik Komisyon üyelerinin, mimar ile gerektiğinde Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu sanat tarihçilerinden oluşması gerekmektedir.
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin gerekli gördüğü, normal merdiven haricinde kaçış yolu içerisinde yer alan, asgari ölçülerde ve adetlerde yapılan merdiven evi ile yangın güvenlik holleri TAKS hesabına dahil değildir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si, Emsal alanına dâhil değildir.
- TS 9111 Özürlüler ve hareket kısıtlılığı bulunan kişiler için binalarda ulaşılabilirlik gerekleri, - TS 12576 Şehir içi yollar - Kaldırım ve yaya geçitlerinde ulaşılabilirlik için yapısal önlemler ve işaretlemelerin tasarım kuralları, - TS 12174 Şehir içi yollar - Yaya yolu ve yaya bölgeleri tasarım kuralları, - TS ISO 23599 Görme özürlü veya az görenler için yardımcı mamuller - Hissedilebilir yürüme yüzeyi işaretleri, - TS 13536 TS ISO 23599’un uygulamasına yönelik tamamlayıcı standart, - TS EN 81-70 Asansörler - Yapım ve montaj için güvenlik kuralları - Yolcu ve yük asansörleri için özel uygulamalar - Bölüm 70: Engelliler dâhil yolcu asansörleri için erişilebilirlik, - TS ISO 9386-1 Hareket engelliler için güç tahrikli kaldırma platformları - Emniyet, boyutlar ve işlevsel çalışma ile ilgili kurallar - Bölüm 1: Düşey kaldırma platformları, - TS ISO 9386-2 Hareket engelliler için güç tahrikli kaldırma platformları - Emniyet, boyutlar ve işlevsel çalışma ile ilgili kurallar - Bölüm 2: Oturan kullanıcılar, ayakta duran kullanıcılar ve tekerlekli sandalye kullanıcıları için eğik bir düzlemde hareket eden güç tahrikli merdiven tipi asansör, - TS 12460 Şehir İçi Yollar-Raylı taşıma Sistemleri Bölüm 5: Özürlü ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları, - TS ISO 23600 Görme engelliler ile görme ve işitme engelliler için yardımcı mamuller - Yaya trafik ışıkları için sesli ve hissedilebilir sinyaller -
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi ortak yerlerde yapılacak inşaat, bakım ve onarıma ilişkin konularda kat maliklerinin beşte dört rızasının alınmasını içeren bir hükümdür. Kanunda ortak alanların kaldırılması ya da yeniden inşa edilmesine ilişkin bir hüküm yer almamakla birlikte, Kanunun 16. maddesi uyarınca kat malikleri ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olduklarından bu alanların kaldırılması, kullanım amacının değiştirilmesi ya da yeniden inşa edilmesi gibi herhangi bir tasarrufta kat maliklerinin tamamının uygun görüşünün alınması gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununun 28 inci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “Fenni mesullerce denetime ilişkin mimarlık ve mühendislik raporları hazırlanan, yapı sahibi, fenni mesuller ve ilgili idare elemanlarının birlikte düzenlediği tespit tutanağı ile tamamlandığı belirlenen, ancak, yapı müteahhidinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta primi borçlarının ve diğer sorumluluklarının gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle yapı kullanma izin belgesi verilmesi işlemleri tamamlanamayan yapılar için, yapının müteahhidi olmayan yapı sahibinin talebi üzerine, ilgili idarece durum tespit edilerek yapı kullanma izin belgesi verilir. Bu belgenin bir örneği, ilgili kurumlara ve ilgililerin kayıtlarına işlenmek ve değerlendirilmek üzere ilgili meslek odalarına ve Bakanlığa gönderilir.” hükmü gereği, · yapı sahibi aynı zamanda yapının müteahhidi değilse, · yapı müteahhidinin, yapı kullanma izin belgesi istendiği zamanda, yapıda hissesi bulunmuyorsa, · yapı sahiplerinin müracaat etmeleri halinde yapı müteahhidinin, yapım işlerine ait vergi ve sigorta prim bedellerini ödemiş olması koşulu aranmamaktadır.
Yönetmeliğin 2 nci maddesi ile gerek planlarla gerekse de imar yönetmelikleri ile değiştirilemeyecek “Tanımlar” bölümünün 16 ncı maddesindeki “Çıkma” tanımı ile çıkmaların hiçbir koşulda parsel sınırları dışına taşmayacağı hüküm altına alınmış, 36 ncı maddesi ile aynı husus vurgulanmıştır.
02.09.1999 tarihinden sonra yapı ruhsatı verilen binaların; projesinde bina girişlerinde rampa yapılması zorunludur. Yapı ruhsat eki projesine uygun olarak rampanın yapılmaması halinde, ilgili belediyesince 3194 sayılı İmar Kanunun 32. ve 42. maddelerinin uygulanması zorunluluk olup, bunun için ilgili belediyesine başvurulması gerekmektedir. 02.09.1999 tarihinden önce yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni almış olan yapılarda ise; binalarda özürlü tarafından rampa yapılması istendiği ve site yönetiminin bu isteği kabul etmediği, ya da özürlünün başvurusundan itibaren üç ay içerisinde toplantı yapılarak konu görüşülmediği durumlarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 42. maddesi uyarınca “Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” hükümleri uygulanır. Kanunda ve yönetmelikte açıklanan proje tadilat sürecinin başlaması için; • Kat maliki veya vekilinin, başvuru dilekçesi, • Proje değişikliği istenen yere ilişkin onaylı mimari proje, • Özürlünün talebinin reddedildiğine ilişkin kararın bir örneği, • 18/3/1998 tarihli ve 23290 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre alınmış sağlık kurulu raporu ile ilgili belediyesine başvurulması gerekmektedir.
Bina yüksekliğinin 15.50 m.’nin altında olması durumunda dengelenmiş merdiven, kaçış merdiveni olarak kabul edilir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 14 üncü maddesi ile Toplu Yapılarda Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Tesisine Dair Yönetmeliğin 7 nci maddesi uyarınca, toplu yapı kapsamında olup, henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir imar parseli üzerinde kat irtifakının kurulması ve tapu kütüğüne tescil edilmesi için, o imar parselinin malikinin veya ortak maliklerinin, 6 ncı maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine uygun vaziyet plânını da ihtiva eden mimarî proje, (c) bendindeki yönetim plânı, (ç) bendindeki liste ve yapı ruhsatı ile birlikte tapu idaresine müracaatta bulunmasıgerekir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 57. maddesi uyarınca her türlü yeni inşaat, ilave ve tadilat talepleri ruhsata tabi olup, bu amaçla ilgili idarelere yapılacak ruhsat taleplerinde ise ruhsat eki projelerin yürürlükteki kanun, imar planı, yönetmelik, standartlar ve ilgili bütün mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Bu kapsamda, yapı ruhsatı almış mimari projesinde sığınak yeri ayrılan ve yapımı devam eden ya da yapı kullanma izni almış sığınak tesis edilen ancak Sığınak Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle sonrasında sığınak gerektirmeyen veya daha az sığınak alanı gerektiren yapı kapsamına giren yapılarda, tadilat ruhsatı alınmak kaydıyla, sığınağın iptal edilmesi ya da niteliğinin değiştirilebilmesi mümkündür. Ancak; bu uygulama için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca kat maliklerinin tamamının uygun görüşünün alınması, yapılan değişikliğin mimari projenin kat irtifak ve kat mülkiyeti tablolarına işlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, sığınaklar yapı emsaline dahil olmadığından, yapılan değişikliğin planla belirlenen, planla belirlenmemişse yönetmelikle tayin olunan emsal alanını aşacak nitelikte olmaması gerekmektedir.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanununun 2 nci maddesi uyarınca, herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinde; “İlgili İdare, meclis kararı alarak uygun gördüğü yerlerde yapıların estetiği, rengi, çatı ve cephe kaplaması ile ilgili kurallar getirmeye, yapıların inşasında yöresel malzeme kullanılmasına ve yöresel mimarinin dikkate alınmasına ilişkin zorunluluk getirmeye yetkilidir.” denilmektedir. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 35 inci maddesinde çatılara ilişkin hükümler yer almaktadır. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 61 inci maddesinin 1 inci fıkrasında ise; çatılarda kolay alevlenici, parlayıcı ve patlayıcı madde bulundurulamayacağı ifade edilmektedir. Dolayısıyla belirtilen hükümler göz önünde bulundurulduğunda; çatılarda doğalgaz ile çalışan kaskad ısıtma sistemi yer alan tesisat odası yapılmayacağına dair yürürlükteki uygulama imar planında bir hüküm bulunmuyor veya ilgili idarece bu doğrultuda bir karar alınmamış ise çatı arasında/çatı katında tesis edilebileceği, ancak teras çatıda tertiplenecek ise, en fazla 3m. yüksekliğinde olmak ve bina ön cephesine 3m.’den fazla yaklaşmamak, “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe” göre yapı yüksekliğine dahil edilmek ve buna göre yangın tedbirlerini sağlamak kaydı ile; yakıt depolanmayan, tavanı ve tabanı betonarme ve duvarları tuğla vb. yapı malzemesinden yapılan, yangına en az 120 dakika dayanıklı bölmeler ile ayrılan, girişinde yangın güvenlik holü oluşturulan, doğalgaz tesisat ve projesi malzeme seçimi ve montajı ilgili standartlara ve gaz dağıtım kuruluşlarının teknik şartnamelerine uygun olan, yangın ve havalandırma gibi gerekli tedbirler alınan doğalgaz ile çalışan kaskad ısıtma sistemi yer alan tesisat odası yapılabilir. Ayrıca uygulama imar planında yer alan veya ilgili idarece karar altına alınan aksine bir hüküm yoksa yapıda teknik gereklere (yapı statiği, su yalıtımı vb.) göre tedbir alınması, uygulamada standartlara uygunluğun sağlanması söz konusu yapı bir konaklama tesisi ise en fazla 1.50 m derinliğinde olması, parapet kotunu aşmaması ve bina cephelerine en az 3.00 m mesafede tertiplenmesi kaydı ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 35 inci maddesinde belirtilen koşullarda çatıda açık havuz tesis edilmesi mümkündür.
Sığınak Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca, bir imar parselinde birden fazla bina bulunması durumunda sığınak hesabının her yapı için ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. Parselde yer alan yapıların ayrı yapı niteliğinde olup olmadığı ise imar planı kararları ve mimari projenin incelenmesi ile mümkündür. Aynı parsel üzerinde birbirine bitişik yapılan birden fazla yapının ayrı yapı olarak değerlendirilmesi için, söz konusu yapıların fonksiyon ve mekan bakımından birbirinden bağımsız olması ve ruhsatının aynı ruhsat numarası ile ayrı ayrı düzenlenmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla; yapıların birbirlerinden dilatasyonla ayrılmış olması, bina girişlerinin ayrı yapılması, taşıyıcı sistemin ve çatı örtüsünün ayrı çözülmüş olması yapıların ayrı yapı olarak değerlendirilmesi için yeterli koşul olmayıp, bununla birlikte her yapıya aynı ruhsat numarası ile ayrı ayrı ruhsat düzenlenmesi gerekmektedir. Aynı parselde birbirine bitişik yapılan yapıların bu şartları sağlaması halinde ayrı yapı olarak değerlendirilip sığınak hesabının ayrı yapılması mümkündür.
01/01/2012 tarihinden itibaren inşa edilmek istenen yapıların müteahhit eliyle yapılması ve yapı ruhsatında da müteahhit bilgilerinin yer alması yasal zorunluluktur. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda ve “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri, Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelikte” yapı sahibinin kendi yapısını yapabilmesi ve kendi yapısı için müteahhitlik üstlenebilmesi mümkün kılınmıştır. Bu durumda ise yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinde müteahhit bölümlerinde yapı sahibi bilgilerinin girilmesi gereklidir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 80 inci maddesinde; “Belediye sınırları ve mücavir alanları içinde, kara yolu ile yolcu taşıma hakkına sahip gerçek ve tüzel kişilerin şehirlerarası otobüs terminali kurmalarına ve işletmeleri ile her türlü akaryakıt ile sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) istasyonlarına nazım imar ve uygulama imar plânına uygun olmak kaydıyla belediye tarafından izin verilebilir. Akaryakıt istasyonlarına izin verilmesi için nazım imar plânında akaryakıt istasyonu olarak gösterilmesi şarttır. Bu istasyonlara çalışma ruhsatı büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi tarafından verilir.” denilmektedir. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “İmar planlarında akaryakıt istasyonu olarak belirlenen alanlarda istasyonlar arası mesafe ve diğer kriterlerle ilgili mevzuata uyulması şartıyla; akaryakıt ve servis istasyonları, CNG otogaz istasyonları, LPG otogaz istasyonları, hidrojen üretim ve dolum istasyonları yapılabilir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, söz konusu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, uygulama imar planında “akaryakıt istasyonu” olarak belirlenmiş bir parselde imar planı değişikliği yapılmasına gerek olmaksızın “LPG otogaz istasyonu” yapılabilir.
Bir yapıda kat mülkiyeti kurulabilmesi için 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 12. maddesinin (a) bendi uyarınca proje müellifi mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanan, yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca onaylanan mimarî proje ile yapı kullanma izin belgesi ve (b) bendi uyarınca yönetim plânı ile yapı maliklerinin (maliklerden en az biri) tapu idaresinde istemde bulunulması gerekmektedir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin (b) bendi uyarınca, ticaret alanında özel eğitim veya özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak ticaret kullanımından çıkarılması gerekir.
Konuya ilişkin Danıştay 6 ncı Dairesinin 29/12/2009 tarihli E:2008/6466 ve K:2009/12966 sayılı kararında; 5940 sayılı Kanun ile değiştirilen 3194 sayılı İmar Kanununun “İdari Para Cezaları” başlıklı 42 nci maddesinin bu değişikliğin yürürlüğe girdiği 17/12/2009 tarihinden önceki kaçak yapı suçlarına uygulanamayacağı belirtilmiş, 07/02/2011 tarihli E:2009/6176 K:2011/224 sayılı kararında; yeni yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden (17/12/2009) önceki döneme ilişkin olaylara uygulanma imkanının olmadığı karar altına alınarak hukuka aykırılığı Anayasa Mahkemesi kararı ile saptanmış Yasa maddesi uyarınca verilen para cezasına ilişkin 17/06/2008 günlü 768 sayılı encümen kararının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Anılan mahkeme kararları doğrultusunda, 17/12/2009 tarihinden önce 3194 sayılı İmar Kanununun 42 nci maddesi hükümlerine göre uygulanan ancak tahsil edilmeyen para cezalarının, dava konusu olsun ya da olmasın bugün için tahsil edilemeyeceği, dolayısıyla kesilen cezaların (hacizli, taksit yapılmış, bir kısmı ödenip bir kısmı ödenmemiş, tebligatı ve tahsilatı yapılmayan) idarece iptal edilmesi, Ancak söz konusu yapılarda hangi tarihte gerçekleştirilmiş olduğuna bakılmaksızın aykırılık devam ediyor ise, aykırılığın devam ettiğinin tespit edildiği tarihe göre Kanunun 32 nci ve 42 nci maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin Geçici 6 ncı maddesi 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı şekilde değiştirilmiş olup, 22/05/2014 tarihinden önce yapılan başvuruların ve işlemlerin; Yönetmeliğin 01/06/2013 tarihli, 08/09/2013 tarihli, 14/09/2013 tarihli veya 22/05/2014 tarihli değişiklik hükümlerinden veya 01/06/2013 tarihinden önce yürürlükte olan ilgili idarenin imar yönetmeliğinden herhangi biri tercih edilerek, tercih edilen yönetmeliğin tamamına göre uygulama yapılması gerekmektedir.
Yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenleme görevleri öncelikle ilgili idarelere (Belediye yada özel idare) aittir. Ancak; 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında KHK’nın 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) ve (h) bendinde ilgili İdaresince iki ay içerisinde yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma çalışma ruhsatı düzenlenmemesi durumunda, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma çalışma ruhsatının re ’sen Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilebileceği hükmü bulunmaktadır. 12.09.2011 tarih ve 6404 sayılı 2011/4 nolu Genelge ile açıklık getirildiği üzere bu kapsamdaki başvurular belgeleriyle birlikte yapının bulunduğu ildeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılabilir. Bu durumda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce, ilgili idareden yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi veya iş yeri açma çalışma ruhsatı verilmeme gerekçesinin en geç on beş gün içinde İl Müdürlüğüne bildirilmesi istenir. İlgili idarenin gerekçesi de dikkate alınarak İl Müdürlüğünce talep edilen belge düzenlenebilir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 64/A madde 6 ncı fıkrası uyarınca yapı kullanma izin başvurularında yetkili idare tarafından başvuru sahibinden itfaiye raporu istenmeyecektir. Ayrıca Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yapılan değişiklikle tahliye projelerine İtfaiye biriminden uygun görüş alınması koşulu kaldırılmıştır. Bu projelerin ruhsat vermeye yetkili idarece onaylanması gerekmektedir. Ancak, iş yeri açma ve çalışma ruhsatına konu edilecek yapılar için Yapı Kullanma izni alınmasını müteakip, yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporunun alınması gerekecektir. Ayrıca, yapı denetim kuruluşları tarafından iş bitirme tutanağı düzenlenirken yangın algılama, tahliye ve söndürme sisteminin projelerine uygun şekilde yapılmasının denetlenmesi ve bu işlemlerin usulüne uygun yapıldığına dair raporu iş bitirme tutanağına eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca 28.11.2014 tarihli ve 15048 sayılı Genelgemizde iş yeri açma ve çalışma ruhsatına konu edilecek yapılar için açıklama getirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 29 uncu maddesi ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 12 nci maddeleri uyarınca; Beş yıllık ruhsat süresi içinde tamamlanmayan yapılar için 5 yıllık ruhsat süresi dolmadan ruhsat süresinin uzatılması işlemine ruhsat yenileme işlemi denir. Ruhsat yenilemesi yapılırken, ilk yapı ruhsatının düzenlendiği tarihteki mevzuat hükümlerine göre işlem yapılır.
22 Mayıs 2014 tarihinden önce; belirli parsellere yönelik olarak; yıkım ruhsatı başvurusunda bulunulan veya binası yıkılan veya riskli yapı tespiti yaptırılan veya Bakanlıkça lisanslandırılan kuruluşlarca yapı kimlik numarası alınarak riskli yapı tespit işlemlerine başlanılan veya inşaat sözleşmesi yapılan veya proje sözleşmesi yapılan veya inşaat yahut proje yapmak için noter tasdikli taahhütname veya vekâletname alınan veya yeni inşaat yapmak üzere; ifraz, tevhit, yola terk işlemi için başvurulan veya imar durum belgesi, yol kotu tutanağı, aplikasyon krokisi almak üzere başvurulan veya zemin ve temel etüt raporu hazırlanan parsellere ilişkin, madde değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra yapılan yapı ruhsatı müracaatları, 1/1/2016 tarihine kadar sonuçlandırılmak kaydıyla, bu Yönetmelik hükümlerine veya ilgilisinin talebine göre Yönetmeliğin 14/9/2013 tarihli, 8/9/2013 tarihli ve 1/6/2013 tarihli değişiklik hükümlerine veya 1/6/2013 tarihinden önce yürürlükte olan ilgili Büyükşehir/ Belediye İmar Yönetmeliğinden herhangi biriilgilisi tarafından kendisi ile ilgili iş ve işlemlerde uygulanmak üzere tercih edilerek uygulama yapılabilmektedir. Ancak anılan madde hükmünün hiçbir şekilde yapının plânla belirlenen kat adedini ve emsalini artırmak amacıyla uygulanması ve bu amaçla yapı ruhsatı düzenlenmesi mümkün değildir. Ayrıca Geçici 6. Madde kapsamında seçilecek Yönetmelik hükümlerinin tamamına uyulması zorunludur.
Yapı yüksekliği 21.50m.’nin altındaki konutlarda, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğinin Ek/5B tablosunda belirtilen kaçış mesafelerine uygun olmak koşuluyla binanın sadece konut bölümüne hizmet veren korunumsuz normal merdiven, kaçış merdiveni (yangın merdiveni) olarak kabul edilebilir ve ikinci çıkış aranmaz.
İlgili idaresi tarafından verilen görüşler neticesinde ruhsat talebinin, imar planına ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırılığı bulunmadığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce anlaşılması halinde, 09/01/2012 tarihli ve 327/67 sayılı Bakanlığımız Genel Yazısında ifade edilen ve Bakanlığımız internet sayfasında yayımlanan Döner Sermaye İşletmesi Birim Fiyat listesinde belirlenen ve her yıl güncellenen oranlar üzerinden hesaplanan (bina inşaat, proje ve tasdik, zemin açma izni ve toprak hafriyat, yapı kullanma, işyeri açma) hizmet bedellerinin Bakanlığımız Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü hesabına yatırılmasını takiben talep edilen belgeler düzenlenebilir.
Yapının ruhsat ve eki projelerine uygun olarak yasal süresi içinde tamamlandığı ilgili idare tarafından fenni mesullerle birlikte belgelenmiş ise, yapı kullanma izin belgesi düzenlenmeden önce yapı müteahhidinin vefat etmesi, mahkumiyet v.b nedenlerle kendisine ulaşılamadığı veya vergi ve sigorta prim borcu nedeniyle yapı kullanma izin belgesine imza atmayı reddettiği gibi durumlarda; yapı kullanma izin belgesinde ilgili bölümlere yapı müteahhidinin bilgilerinin kaydedilerek imzası olmadan yapı kullanma izin belgesi düzenlenebilir. Yapı müteahhidinin vefatı veya iflas, mahkumiyet gibi nedenlerle kendisine ulaşılamaması durumunda daha önce ilgili idare tarafından verilmiş iskâna uygunluk raporu ve süresi içinde yapılan yapı kullanma izin belgesi başvurusuna ilişkin belgelerin, yapı müteahhidine ulaşılamayan durumlarda kendisine ulaşılamadığına ilişkin belgeler ve yapı müteahhidi ile yapılan sözleşme ruhsat dosyasında bulunmalıdır.
Yapı kullanma izninin kısmi olarak düzenlenebileceği, İmar Kanunu hükmüdür. Yapının tamamı veya tamamlanan kısımları için yapı kullanma izni düzenlenmesi sırasında, sadece bağımsız bölüme yapı kullanma izni düzenlenmesi söz konusu olmayıp, kullanıma hazır hale gelmiş bağımsız bölümlerle birlikte ortak kullanım alanlarının da kullanıma hazır hale gelmesi gerekmektedir. Daha önce kısmi kullanma izni düzenlenmiş olması, yapının tamamının bitmesi sonrasında düzenlenmesi gereken ve yapının tamamının kullanılmasında sakınca bulunmadığını belirleyen yapı kullanma izninin ayrıca düzenlenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak daha önce kısmi yapı kullanma izni düzenlenen yapı bölümleri için tekrar harç alınmaz. Yapının tamamı veya bir bölümünün ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilmesi halinde, bu kısımlar mevzuata uygun hale getirilmeden, uygun olan kısımları için de kullanma izni düzenlenemez.
· Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilme hakkı olan iki ayrı parsel için 22/05/2014 tarihinden sonra tevhit başvurusu olması durumunda, tevhitle oluşan yeni parsel Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilir. · Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilme hakkı olan bir parsel ile 22/05/2014 tarihinden önce tevhit başvurusu bulunan parsellerin tevhidi sonrası oluşan yeni parsel Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilir. · Geçici 6. maddesi kapsamında değerlendirilme hakkı olmayan bir parsel ile değerlendirme hakkı olan diğer parselin 22.05.2014 tarihinden sonra tevhit edilmesi ile oluşacak yeni parsel bu madde kapsamında değerlendirilmez. · 22/05/2014 tarih öncesi başvuruya göre tevhit edilen bir parselin, 22/05/2014 tarihinden sonra başka bir parsel ile tevhit edilmek istenmesi halinde, oluşacak yeni parsel Geçici 6. madde kapsamında değerlendirilmez.
İmar Kanunu’nun 27 nci maddesine göre, belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile benzeri yapılar, etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması, etüt ve projelerin sorumluluğunun müellifi olan mimar ve mühendislerce üstlenilmesi kaydı ile yapı ruhsatı aranmadan inşa edilebilir. 24/06/2014 tarih ve 8184 sayılı Genelgemizde yer alan hükümlere göre; Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne tabi olmayanlar ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik eki Birinci Sınıf Gayrisıhhi Müessese Listesinde yer almayanlar için çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde gerekli tedbirlerin alınması ve hayvansal atıkların fermante oluncaya kadar depolanacağı gübreliklerin yapılması şartıyla bu yapılar için imar planı ve yapı ruhsatı aranmaz. Ayrıca, içmesuyu havzalarında kalan tesislerin ilgili mevzuat hükümlerine uyması zorunludur. Ancak, onaylı köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 63 üncü maddesinin yapılaşma koşullarına uygun ve yapı ruhsatı alınarak inşa edilmelidir. Onaylı üst ölçekli ÇDP sınırlarında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı bir tesisin çevre düzeni planı ve plan notlarına uyulmak şartıyla ve ruhsatlı inşa edilmesi gerekir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin Geçici 6. Maddesi kapsamında, ilgili Belediye İmar Yönetmeliğinin bulunmaması halinde, 01/06/2013 tarihinden önce yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ya da Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinden, ancak 01/06/2013 tarihinden önce Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ya da Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinegöre uygulama yapılacağına ilişkin bir meclis kararı alınmış olması kaydıyla tercih yapılabilir.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin Geçici 4 üncü maddesi uyarınca, 1/6/2013 tarihinden önceki mevzuata göre ve mevzuatına uygun olarak kısmen veya tamamen yapılaşması teşekkül etmiş imar adalarında açık ve kapalı çıkmalar ile binaların yola olan uzaklıkları mevcut teşekküle göre belirlenir. Yan bahçe mesafeleri ve açık ve kapalı çıkma ölçüleri parselin sağında ve solunda bulunan mevcut binaların yan bahçe mesafesine ve bu mesafe içinde yapılan açık ve kapalı çıkmalara uygun olarak verilir. Arka bahçe mesafeleri ve bu mesafe içinde yapılacak açık ve kapalı çıkmalar; bitişik nizam yapı adalarında mevcut teşekküle, ayrık nizam yapı adalarında ise bitişiğindeki komşu parsellerin yapılaşmasına uygun olarak belirlenir. Kotlandırma ve arka bahçelerin tesviyesi komşu parsellerdeki uygulamalara göre yapılır. Bu imar adalarında yapı yaklaşma mesafeleri ve açık ve kapalı çıkma ölçülerini imar durumu belgesinde belirlemeye ilgili idaresi yetkilidir.
28 inci maddenin onuncu fıkrası, ruhsat eki projelere ve mevzuata uygun olarak tamamlandığı belgelenen, fakat yapı müteahhidinin vergi ve sigorta prim borcu olduğundan yapı kullanma izin belgesi alınamayan yapıların sahiplerinin mağdur olmasını engellemek adına yapılmış istisnai bir düzenlemedir. Bu hüküm, yapım işlerine ait vergi ve sigorta prim borcunu ödememiş olan yapı müteahhitleri için sigorta ilişiksizlik belgesi alınabileceğini, yapı müteahhitlerinin yapım işlerinden doğan vergi ve sigorta prim borçlarını ödemeyebileceğini veya 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmayacağını ifade etmemektedir. Ayrıca, 28 inci maddenin onuncu fıkrasındaki istisna dışındaki durumlarda, yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi işlemlerinde 5510 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sigorta ilişiksiz belgesi alınmadan yapı kullanma izin belgesi düzenlenemez.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin; 2 nci maddesinde; bu Yönetmeliğin genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümlerinin, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemeyeceği belirtilmiştir. 16 ncı maddesinin (tanımlar bölümü) birinci fıkrasının (50) no.’lu bendinde; çıkma, “binalarda döşemelerin uzantısı olarak yapılan, parsel sınırları dışına taşmayan, en az bir ucu serbest, mesnetli olan açık veya kapalı olan derinliği uygulama imar planı veya yönetmelikle belirlenen yapı elemanları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, Yönetmeliğin Geçici 4 üncü maddesi gerekçe gösterilerek, meri Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine göre parsel dışına taşan açık veya kapalı çıkma yapılmasının mümkün olmadığı, bu yönde bir plan notu oluşturulmaması, oluşturulmuş olsa dahi bu plan notuna göre uygulama yapılamayacağı değerlendirilmektedir.
Yapının statik projesine esas olacak zemin etüt raporlarının, Bakanlığımızca belirlenen, Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar ile Bina Türü Yapılar İçin Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatına uygun olarak, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, birden fazla ve farklı uzmanlık alanına mensup ilgili mühendislerce (jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, inşaat mühendisi) birlikte hazırlanarak ayrı ayrı imzalanması gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 29 uncu maddesi ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 12 nci maddeleri uyarınca; İnşasına 2 yıl içinde başlanmayan veya 5 yıllık ruhsat süresi içinde tamamlanmayan ve ruhsat yenilemesi yapılmayan yapıların ruhsatı hükümsüz hale gelir. Bu durumda yapılacak işlem yeniden ruhsat düzenlemesi işlemidir. Bu yapılarla ilgili olarak yeniden ruhsat düzenlenmesi talebinde bulunulması durumunda, yapının/yapıların, talep tarihinde yürürlükte olan uygulama imar planı kararlarına ve yapılaşma nizamına uygun olması ve bu yapılarda yangın, deprem, ısı ve su yalıtımı, çevre ve enerji verimliliğine ilişkin olarak ilgili mevzuatın gerektirdiği tedbirlerin alınması zorunludur.
İmar Kanununun 28 nci maddesinin onuncu fıkrası, bir bağımsız bölüme ya da bağımsız bölümlerin tamamına ayrı ayrı kısmi kullanma izni düzenleme amacını taşımamakta olup, yapının tamamına yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesi ile ilgili olduğundan, bu fıkra kapsamında yapının bir ya da birkaç ya da bütün bağımsız bölümleri için, bağımsız bölüm maliklerinin ayrı ayrı başvurusu mümkün değildir. Yapı kullanma izni düzenlenmesi için ancak yapının tamamı için başvuru yapılması gerekmektedir. Bu nedenlerle kısmi kullanma izni başvurularına, İmar Kanununun 28 inci maddesinin onuncu fıkrası kapsamında uygulama yapılması mümkün değildir.
2981 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesinin (b) bendi uyarınca; 6785 sayılı İmar Kanununun ek 8 inci maddesi kapsamına giren alanlarda 10 Ocak 1975 tarihinden önce yapılmış yapılar, imar mevzuatına uygun inşa edilerek kullanma izni almış yapı olarak kabul edilmektedir. 2981 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesinin (a) ve (b) bentleri kapsamındaki yapıların sahipleri, tarih tespiti bakımından tapu veya tapu kayıt örneği, vergi makbuzu, elektrik ve su depozitoları veya makbuzları, seçmen kütükleri kayıtları, nüfus sayımı kayıtları, muhtarlıklardaki kayıtları gibi belgelerden resmi kurum ve kuruluşlarca verilen, bir yapının varlığını belirleyecek nitelikteki belgelerden mevcut olanlarını yetkililere ibraz etmek zorundadırlar. Sahiplerinin 2981/3290/3366 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 nci maddesinde belirtilen belgeleri ibraz etmeleri halinde, bu yapıların Geçici 2 nci maddenin (a) ve (b) bendi kapsamında yapı kullanma izin belgesi almış yapılar olarak değerlendirilmeleri mümkündür.
01/06/2013 tarihli Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin 4 üncüfıkrasında sahanlıkların emsale dâhil olmayacağı belirtilmiştir. Anılan Yönetmelikte belirtilen sahanlıkların merdiven evi dışında kalan, bağımsız bölümlere ulaşımı sağlayan kat holü ya da asansör kapısının açıldığı alanlar olduğu; ancak 01/06/2013 tarihli Yönetmeliğe göre kat holünün merdiven kolu genişliğindeki kısmının (Yönetmeliğin 43. maddesinde belirtilen genişlikler esas alınmak üzere, konut yapılarında 1.20 m. genişliğindeki alanın, diğer yapılarda ise 1.50 m. genişliğindeki alanın) ve asansörlerin önünde de, asansör kapısı genişliğindeki bölümünün (asansör kapısı sürgülü ise 1.20 m., asansör kapısı dışa açılan kapı ise 1.50 m. genişliğindeki kısımlarının) emsal hesabına konu edilmemesi gerektiği; projesinde adlandırıldığı şekliyle sahanlık ya da kat holü ya da kat koridorunun yahut da kattaki sirkülasyon alanının geri kalan kısımlarının ise emsal hesabına dahil edilmesi gerekmektedir.
Üretimi yapılan ürün standardıyla ilgili görevlendirilen kuruluşlarının listesine Bakanlık web sayfası e-hizmetler bölümündeki yapı malzemeleri (onaylanmış kuruluşlar) alanından ulaşılabilmektedir.
Üretimi yapılan ürün CE işaretlemesine tâbi ise http://ec.europa.eu/enterprise/newapproach/nando/ internet bağlantısından bu standartta görevli kuruluş olup olmadığı kontrol edilir. Yapı malzemeleri alanında görevlendirilen ülkemiz kuruluşlarının (onaylanmış kuruluş, uygunluk değerlendirme kuruluşu, teknik onay kuruluşu) listesine Bakanlık web sayfası e-hizmetler bölümündeki yapı malzemeleri (onaylanmış kuruluşlar) alanından ulaşılabilmektedir. Eğer üretilen ürün hakkında bir standart yoksa Teknik Onay Kuruluşlarına başvurulması gerekmektedir.
Ürünün bir Avrupa Teknik Onayına sahip olması gereklidir. Bunun için imalatçı bir Avrupa Teknik Onay Kuruluşuna başvurulmalıdır. Bakanlığımızca görevlendirilen Avrupa Teknik Onay Kuruluşları listesine Bakanlık web sayfası e-hizmetler bölümündeki yapı malzemeleri (onaylanmış kuruluşlar) alanından ulaşılabilmektedir.
Başvuru şartları 18.08.2013 tarihli ve 28739 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Yapı Malzemeleri Yönetmeliği (305/2011/AB) Kapsamında Onaylanmış Kuruluşların Görevlendirilmesine ve Denetlenmesine Dair Tebliğ’den takip edilebilir.
Söz konusu taleple ilgili İl Müdürlüklerimize bölgelerinde çıkan yangınların resmi olarak bildirilmesi için yazı yazılmış olup bilgi toplama süreci devam etmektedir.